Fırat odadan çıktıktan sonra yüksek sesle tartıştıklarını duydum. Net olarak konuştuklarını anlamasam da Zinar’ın sürekli Fırat'a kızdığını anladım. Yarım saat sonra dışarıdaki kalabalığın koşuşturduğunu duydum. Belki yerimi bulmuşlardır diye heyecanla pencereyi açtım, her sese kulak kabarttım. Kapım açıldı ve Salih girip arkamızdan kapıyı kilitledi. Ne olduğunu defalarca sorsam da ‘birşey yok’ diye geçiştirdi ama telaşı her halinden belli oluyordu. Pencere kenarına geçip görebildiğim kadar kısmı izledim. Büyük siyah bir jeep geldi sadece. Tek bir araba için bu korku garip geldi bana. Arabadan inen adamı görebildim zar zor , otuzlarında uzun boylu esmer bir adamdı. Görenler hemen başlarını eğip çekildiler önünden. Adamda sinirle eve doğru yürüdü. Sonrasını göremedim, "Kim geldi?"

