Gece yarısına yakın bir vakitte eve dönen Celalettin Şah, geniş bir holü olan ana girişi geçip üst kata çıkan basamaklara yönelerek kravatını genişletti. Bu gün yeteri kadar bey efendi tavırlar sergilemişti, şimdi bu takım elbiseden kurtulup biraz rahatlaması gerekiyordu. Duş alıp derin bir uyku çekmeli, sabaha yenilenmiş olarak uyanmalıydı. Yüzü oldukça gizli, kimliği ise epey tanındık bir iş adamıydı. Güney Azerbaycan’a yakın olan İran sınırı kendisinden sorulur, eski zamanların Şahlığını bu günlerde bir tek o yapabilirdi. Uzun boyu, omuzlarına düşen kıvırcığa yakın dalgalı saçları ve esmere çalan teniyle tam da bir Acem erkeğiydi. Kudreti ise ülke sınırlarına iştirak eder, birçok kişiden daha çok ön plana çıkmasını sağlardı. Tek bir kişi… Bir tek onunla boy ölçüşemiyor, yalnızca o

