Spor salonunda antrenman saatleriydi. Tüm takım üzerini değiştirmiş, hazır bekliyorlardı. Sevgili koçları ne zaman teşrif edecekti gerçekten merak içindeydiler. Hele kafa kafaya vermiş bir ikili var ki, sormayın.. Geciktiği için kafayı yiyeceklerdi neredeyse. Evet, Ayaz ve İlkay'dan bahsediyorum.. Bir yandan Mert'i göz hapsinde tutuyor diğer yandan Koç'un yolunu gözlüyorlardı. "Çıkışta sıkıştıralım şerefsizi.." Ayaz, ısınmak için iki yana açtığı bacaklarının arasında öne eğilmiş haldeydi. Sırtı gerilmiş, nefesi kontrollüydü. İlkay'a bakmadan, sadece başını hafifçe sallayarak onay verdi. Mert ise köşede ayakkabısının bağcığını bağlıyordu sözde... Farkında bile değildi, İlkay'ın dikilen bakışları ensesine iğne gibi batıyordu. "Lan oğlum bakma artık, anlayacak piç!" diye fısıldadı Ay

