Belki de hayatımın dönüm noktası olduğu yerdeydim , bir kaldırım taşında oturmuştum. Karşı apartmanın eskimiş duvar boyası kadar yıpranmış sokakta tek başına tir tir titreyen yavru kedi gibi yalnız hissediyordum . Ev sahibi evdeki bütün eşyaları ailemin öldüğü haberini aldıktan sonra dışarı attırmış , atılan eşyalara dışardaki karınca ve böcekler anında sarmıştı . Annem bunu görse kesin “Amanın Hilmi çabuk nakliyeci çağır koltuk takımlarım maf oldu” diye sitem ederdi . Keşke görseydi babam , annem , kardeşim…
Ben Almila kaderin yüzene gülmeyenlerden. Yani ben öyle düşünürdüm . Ta ki Demirle karşılaşana kadar