Ben Lâl Veyra. İnsanların sustuklarını, ailelerin sakladıklarını ve geçmişin yıllar sonra bile kapanmayan hesaplarını yazıyorum. Hikâyelerimde romantizm, dram ve gizemi; güçlü karakterler, yavaş gelişen ilişkiler ve beklenmedik gerçeklerle bir araya getiriyorum.
Kusursuz kahramanlardan çok yaraları, hataları ve sırları olan insanları seviyorum. Çünkü bazen iki insanı birbirine yaklaştıran şey aşk değil; aynı gerçeğin peşinden gitmeleridir.
Burada her sırrın bir bedeli, her suskunluğun bir nedeni ve her aşkın anlatılmamış bir tarafı var.
— Lâl Veyra
🔥 BENİ SAVUN, KARIM OL“Bir cinayet davasını kazanmak için başladığı mücadele, onu hayatının en tehlikeli adamıyla aynı eve soktu.”Leyla Arven, insanların soyadına değil kanıtlara inanan genç ve başarılı bir ceza avukatıdır. Ta ki karşısına Karan Demirhan çıkana kadar…Güçlü bir ailenin varisi olan Karan, işlemediğini söylediği bir cinayetle suçlanmaktadır. Onu savunması için istediği tek kişi ise Leyla'dır.Leyla davayı kabul ettiğinde Karan ona yalnızca bir gerçek söyler:“Babanın ölümünün bir kaza olmadığını biliyorum.”Yıllardır babasının ölümünün ardındaki gerçeği arayan Leyla için artık geri dönüş yoktur.Fakat gerçeğe ulaşmanın bedeli sandığından ağırdır.Karan'ın ailesi, Leyla'nın babasının geçmişte sakladığı sırla bağlantılıdır. Ve Karan, ailesinin baskısından kurtulmak ve Leyla'yı tehlikeden uzak tutmak için ona beklenmedik bir teklif sunar:Bir evlilik.Bu evlilik ikisi için de yalnızca bir anlaşma olacaktı.Ta ki aynı evde yaşamaya, birbirlerinin sınırlarını zorlamaya ve aralarındaki inkâr edilemez çekime yenilmeye başlayana kadar…Leyla, Karan'ın sandığı kadar acımasız olmadığını keşfeder.Karan ise hayatında ilk kez kaybetmekten korktuğu bir kadına sahip olduğunu fark eder.Ama Leyla babasının ölümüne dair gerçeğe yaklaştıkça, Karan'ın ailesindeki sırlar da birer birer ortaya çıkacaktır.Çünkü bu hikâyede herkes bir şey saklamaktadır.Ve bazı gerçekler, insanın hayatını değil… kalbini yakar.Bir avukat.Bir sanık.Bir anlaşmalı evlilik.Ve kontrol edilemeyen bir tutku.Peki Leyla, savunduğu adamın gerçekten suçsuz olduğuna mı inanacak… yoksa kalbini çoktan hüküm giymiş hâle mi getirecek?
Annesinin ölümünden Lalin’e kalan tek şey yas değildir. Milyonlarca liralık bir borç, ipotek edilmiş çocukluk evi ve hayatında daha önce hiç duymadığı bir isim de mirasın içindedir: Demir Arven.Lalin, annesinin gizlice yaptığı anlaşmanın peşine düştüğünde kendisini Arven Holding’in soğuk ve ulaşılmaz patronu Demir’in karşısında bulur. Evini kurtarmak için borcu ödemeye hazırdır. Ancak Demir’in istediği para değildir.Bir evlilik ister.Sadece on iki ay sürecek, kuralları önceden belirlenmiş ve duygulara kesinlikle yer olmayan bir evlilik.Lalin için bu teklif deliliktir. Ta ki Demir, annesinin ölmeden üç gün önce kendisiyle görüştüğünü söyleyene kadar.Ardından ortaya çıkan eski bir fotoğraf her şeyi değiştirir. Fotoğrafta Lalin’in genç annesi, Demir’in babası ve Lalin’in hiç tanımadığı gizemli bir kadın vardır. Arkasında ise annesinin el yazısıyla bırakılmış tek bir uyarı:“Lalin’e sakın gerçeği söyleme.”Üstelik notun altında Lalin’in doğduğu günün tarihi vardır.Annesinin geçmişini öğrenmenin tek yolu, kendisinden açıkça bir şeyler saklayan Demir’in dünyasına girmektir. Lalin sonunda hayatının en tehlikeli sözleşmesine imza atar.Fakat Arven ailesinin malikanesine girdiğinde onu yalnızca sırlar beklememektedir.Demir’in üç yıl önce ölen nişanlısı Alara da bu hikâyenin içindedir.Ve Lalin, Alara’nın fotoğrafını ilk kez gördüğünde korkunç bir ayrıntıyla karşılaşır:Ölü kadın ona benzemektedir.Şimdi Lalin’in çözmesi gereken iki soru vardır:Annesi Arven ailesinden hangi gerçeği sakladı?Ve Demir Arven neden milyonlarca liralık bir borcu silmek karşılığında özellikle onunla evlenmek istedi?Bir yıllık sahte evlilik olarak başlayan anlaşma; iki ölümün, yıllardır saklanan aile sırlarının, ihanetlerin ve giderek gerçek olmaya başlayan tehlikeli bir aşkın içine dönüşecektir.Çünkü bazı evlilikler mutlu olmak için yapılmaz.Bazıları gerçeği ortaya çıkarmak için yapılır.
Abimin üç kuralı vardı:Arabamı izinsiz alma.Başını belaya sokma.Ve en önemlisi…En yakın arkadaşı Karan’dan uzak dur.Sonuncusu oldukça kolay olmalıydı.Çünkü Karan Yalçın beni neredeyse hiç sevmiyordu.En azından ben öyle sanıyordum.Yıllardır aynı masada oturmuş, aynı evde sabahlamış, ailemin bir parçası olmuştu. Ama bana karşı her zaman mesafeliydi. Soğuk. Kontrollü. Ulaşılmaz.Sonra abim üç aylığına şehir dışına çıktı.Ve gitmeden önce yapabileceği en büyük hatayı yaptı.Beni Karan’a emanet etti.Aynı apartman.Karşılıklı iki kapı.Gece yarısı mesajları.Kıskançlıklar.Söylenmemesi gereken cümleler.Ve yıllardır saklanan bir gerçek.Karan benden nefret etmiyordu.Tam tersine…Benden uzak durabilmek için yıllardır kendisiyle savaşıyordu.İlk öpücüğümüzden sonra bana sadece bir cümle söyledi:“Bunu bir daha yapmayacağız.”İkinci kez beni öptüğünde ise ikimiz de bunun yalan olduğunu biliyorduk.Çünkü bazı insanlar birbirine âşık olmaz.Bazı insanlar birbirinden kaçmayı bırakır
Nehir, sevdiği adam Demir Karahan ile evlendiğinde hayatının masallardaki gibi olacağını düşünmüştü. Fakat Karahan Konağı'na attığı ilk adımla birlikte bunun bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası olduğunu anlayacaktı.
Demir onu herkese karşı korurken, annesi Feraye Nehir'i bu evlilikten vazgeçirmek için sessizce savaş başlatır. Selin'in kıskançlığı ve kurduğu tuzaklar Nehir'i her geçen gün daha zor bir duruma sürükler.
Nehir ise pes etmeye niyetli değildir.
Tam Demir ile arasındaki bağ güçlenirken, Nehir'in geçmişinden gelen gizemli bir sır ortaya çıkar. Demir'e gelen tek bir telefon, evliliklerinin bütün dengelerini değiştirecektir:
“Karın hakkında bilmediğin çok şey var.”
Demir gerçeği öğrenmek için gizlice yola çıktığında, Nehir'in hayatındaki en büyük savaş henüz başlamıştır.
Çünkü bazen bir kadının asıl düşmanı, kocasını değil… kocasının ailesini yenmek zorunda kalmasıdır.
“Benden uzak dur, Atlas.”“Deniyorum.”Lara gözlerini kaldırdı.“Pek başarılı değilsin.”Atlas ona doğru bir adım attı.“Sen de değilsin.”---İki yıl önce Lara, hayatının aşkını terk etti.Atlas da gitmesine izin verdi.İkisi de bunun hayatlarının en büyük hatası olduğunu birbirlerine asla söylemedi.Şimdi Lara yirmi dört yaşında. Yeni bir hayatı, yeni bir kariyeri ve Atlas Karaca'nın kesinlikle bulunmadığı yeni kuralları var.En azından bir gece kalabalığın diğer tarafında onu görene kadar.Bir bakış.Bir mesaj.Bir kahve.Sonra bir tane daha.Ve iki yıldır kurdukları bütün duvarlar yıkılmaya başlıyor.Atlas artık Lara'nın hatırladığı adam değil.Ama ona hâlâ aynı şekilde bakıyor.Lara'nın ise yalnızca tek bir kuralı var:**Atlas'a yeniden âşık olma.**Küçük bir problem var.Hiç âşık olmaktan vazgeçmedi.İki eski sevgili.Yarım kalmış bir aşk.Fazlasıyla güçlü bir çekim.Ve cevaplanması gereken tek bir soru:Birbirlerinden ayrılmayı başaran iki insan, birbirlerinden uzak kalmayı da başarabilecek mi?