Kendi evindeki ilk sabahında Selin, perdelerin arasından süzülen kış güneşinin sıcaklığıyla gözlerini açtı. Odada o bildiği dondurucu soğuk yerine, daha yumuşak, daha kabul edilebilir bir serinlik vardı. Baş ucunda bekleyen Murat’a baktığında, dün geceki o netliğin sadece bir başlangıç olduğunu fark etti. Murat, yatağın kenarında oturuyordu. Ama bu sefer, kumaşın üzerinde hafif bir çöküntü vardı. Hayali bir ağırlık değil, gerçek bir kütle yatağın yaylarını belli belirsiz aşağı bastırmıştı. "Günaydın prenses," dedi Murat. Sesi artık sadece Selin’in beyninde değil, odanın duvarlarında yankılanan gerçek bir insan sesiydi. Selin elini uzattı ve Murat’ın elinin üzerine koydu. Dün geceki o sert, manyetik buz hissi biraz olsun yumuşamıştı. "Murat... Elin hala soğuk ama o dondurucu, keskin

