"Ne işi vardı o herifin senin yanında?" Her hikâyenin sonunda gökten düşen üç elma şans elmaları olarak hikâyemin başında kucağıma düşmüştü. Birinci elmayı Suat’ın vesilesiyle bulduğum işte kullanmıştım. Tek bir iş karşıma Poyraz’ı ve muhteşem iş teklifini çıkarmıştı. İkinci elmayı babamın İstanbul’a gitmeme izin vermesinde kullanmıştım. Bu vesileyle hasret kaldığım şehrimi ve arkadaşlarımı görmüştüm. Üçüncü elma ise diplomamı almayı başardığımda kullanmıştım. Yıllardır mezun olamadığım canım okulumdan mezun olmuş, uzun süre kalem tutmamış elime kalem alarak içimdeki kapalı kutuyu açmıştım. İşte o üç elma ben farkında bile olmadan teker teker kullanılmış ve sonunda çürüyerek yok olmuştu. Bu tekerlemeyi bulan kişi gökten düşen elmaların çürüyüp yok olabileceğini düşünmemiş miydi? Neden a

