Bölüm | 61 Güneş onlar için güzel bir güne doğmuştu, belki de en unutulmaz gecenin bir sabahına doğmuştu. Etraf aydınlanmaya başladığında, Furkan’ın kahverengi gözlerini seçebilmeye başlamıştı. Dudaklarına bir kez daha öpücük kondurduğunda, uykulu biçimde kahkaha attı. “Artık uyumalıyız.” Tekrar dudaklarına kapanarak tutkuyla öptüğünde, mırıldandı. “Gerçekten yorulmadın mı?” “Hayır.” “Benim çok uykum geldi.” Yana yatarak kolunu açtı ve Cansu’yu kendisine çektiğinde saçlarının arasına öpücük kondurdu. “Uyuyabilirsin vahşi papatya.” Kaşlarını çattı ardından koluna cimcik attı. “Senin içinde ne varmış öyle, saf dedik papatya dedik kandık.” Yüzü kıpkırmızı olmaya başlamıştı. Gün doğduğu için artık saklana

