Gece yarısına dönmüştü saat. Uyku ilacının tabletini son anda yutmaktan vazgeçmiş. Marketten yeni aldığım bir koli birayı sırayla içmeye koyulmuştum. Babamın evdeki üçüncü gramofonuna bir plak koymuştum. Meyhane müziği. Feridun arıyordu, meşgule alıyordum. Açıp küfrettim birinde, kapattım. Aramaya devam etti. Açıp bir daha küfrettim. Ben de senin diye cevap yazmasını bekledim. Yazmadı. Ne istiyor ki benden diye düşündüm. Gerçek olmayan bir sürü şeyden biri iken ne istiyor? Sonunda sordum. “Ne istiyorsun?” diye bağırdım. Ben bağırınca Feridun susar mı o da bana bağırdı. Haplandın mı nedir? Gerizekalı mısın kızım? Ayrıldık diye mesaj atıyorsun sonra telefonlara çıkmıyorsun. Böyle ayrılmak nerede görülmüş, gibi hakaret içerikli ağır saçma sapan laflarla. “Sarıyer’de. Ya da Şile. Bu sıralar

