İstanbul’un bakir kalmış az sayıda köyleri vardı o günlerde. Bugün çok daha az kaldı sayıları. Çatalca tarafında, ana yolları asfaltlı, ara yolları kaldırım taşlı zengin bir köydü Altay’ın memleketi. Babası imamlık vazifesini de bu köyde yapmıştı son zamanlarında ve oradan da emekli olmuştu. Anne babası, kardeşleri hepsi aynı köy içinde yaşamını sürdürüyordu. Annesi de babası da sakin mizaçlı insanlardı. Hır gür olan bir evde büyümemişti. Herkesin sonsuz güvenle itaat ettiği bir adamdı babası. Otoriterdi nitekim, otoritesi baskıcı bir tavırda değildi ancak sevgi ve saygı ile kurmuştu bu dünyayı. Altay hariç otoriteye uymayan insan da yoktu nitekim. Asi bir ergenlik. Sorunlu bir kimlik. Üstünkörü anlattı. Annesi tarafından şımartılmıştı. Abisinin aldığı sorumlulukların hiçbiri ona verilmemi

