“Daphne Hughes beş yıl önce trafik kazasında ölmüş.” Paul'un hazır olduğuna dair inandığı tüm tabular yıkılmıştı. Ölmek? Kaçıp gitmiş olması muhtemeldi. Terk etmiş olabilirdi. Bir daha dönmek istemeyebilirdi. Ama ölmek ? Boğazına dizilen kelimeler baskı kuruyordu çarptıkları halkalara. Birden bir sıcaklık kuşattı etrafını. Duymaktan korktuğu kelimeleri ondan daha muhtaç birinin yaşaması , içinde hüznün ızdırap ateşini yakmış, boğazı sıcaklıkla kavrulmuştu. Yutkunmaya çalıştıkça tükürüğü buharlaşıyor beyninin üstüne sis bulutları yerleşiyordu. Üzerindeki yorganı tek eliyle kavrayıp açtı. Hareketleri düşünceleri kadar yavaşlamıştı. Kendini tüm mal varlığını kaybetmiş burjuvalar gibi yenik hissediyordu. Onun için yapabileceği en önemli şey hiçliğe hapsolmuştu. Yoktu. Ayaklarını zemin

