Selamun aleyküm 🍂🍂
Keyifli okumalar...🍭🍭
-S. Siz...
Ne yapacağımı bilemeyip sağıma, soluma baktım. Birazdan elin adamı gelecekti. Bunun burada ne işi vardı? Görüp yanlış anlayacaktı. Gelecek adamı geçtim buraya geldiğimden ağabeyimin haberi yoktu, olanların farkına varırsa hemen ağabeyime söyleme ihtimali çok yüksekti.
-Merhaba.
Konuşurken bir yandan da karşımdaki sandalyeye oturmuştu.
-Kalkar mısınız masamdan? Arkadaşım gelecek.
-Arkadaşın?
Gözüm sürekli kapıya kayarken cevapladım.
-Evet arkadaşım. Sen mi masadan kalkarsın yoksa ben mi başka masaya geçeyim?
Yüzünde anlam veremediğim bir gülümseme belirirken sinirle masa da bulunan su şişesi açıp kafama diktim.
-Evlilik görüşmesi için geldiğin kişiyi tanımıyor musun sen şimdi?
Sarp' ın söylediği şey ile resmen içtiğim su bozağımda kalmıştı. Müstakbel görücü adayım Sarp ' dı. Annemin seni görüp, beğenmiş dediği kişi Sarp' dı. Allah ' ın sana geliyorum. Duygularım karşılıksız değilmiş. Evli, mutlu, çocuklu olacağız. Sarp o yüzden kaç gündür peşimden ayrılmıyor. Vallahi bu gidişle ruhumu erkenden teslim edeceğim.
Hey sakin ol. Daha evleneceksiniz. Bunun istemesi, sözü, nişanı, kınası, düğünü, gerdeği var. Allı pullu elbise seçmesi var.
Ardı ardına öksürürken oturduğu yerden kalkıp yanıma gelerek sırtıma vurmuştu.
-Helâl helâl. Yavaş iç.
Kesik kesik aldığım nefesler arasında elini itekleyip konuştum.
-Bırak beni.
-Daha iyi misin?
-Her karşılaşmamızda aynı soruyu sormaktan vazgeç ve benden uzak dur.
-Hey tamam şakayı bir kenara bırakalım artık. Üç haftadır hareketlerini gülerek izledim ama ikimizde çocuk değiliz. Gerçi her fırsatta bulunduğum ortama gelmeni düşünürsek ve beni tanımamazlıktan geldiğini varsayarsak içinde hâla bir çocuk var. Şimdi de gelmiş burada kalk masadan arkadaşım gelecek diyorsun. Buluşmayı kabul ettiğin ilk hafta bizimkiler gelmeyeceğimi bildikleri için cenaze var diye uydurdular. Sonra yok izin günleri uyumuyor. Geçen hafta Sercanların düğünü derken buluşmak bu güne kısmetmiş.
Karşımdaki şahıs konuşurken masada bulunan diğer su şişesini bardağa doldurmuştum. Bu suyun da nasibi belli olmuştu.
-Bitti mi?
-Bitti.
-Bir o gün bizi alışveriş merkezinde ilk defa gördüm. İki buraya annemin ısrarları sonucu geldim. Düşünün ki o kadar isteksiz geldim ki adınız, sanınızı sormadım. Onlarda oraya gidersen o zaten seni tanır dediler. Aşkımdan ölüp bitiyormuşsun da. Üç siz ego patlaması yaşıyorsunuz ama bana sorarsanız ego patlaması aklınızı alıp götürmüş.
Oturduğum yerden kalkarken o hâla oturuyordu. Bunu fırsat bilip su dolu bardağı başından aşağıya döktüm.
O hâla mal gibi otururken kasaya yöneldim.
-Merhaba. Hesabı ödeyecektim. Bir çay, iki su.
Gerekli ödemeyi yapıp kafeden çıktım. Sinirle ne yapacağımı bilemez halde bir sağa bir sola giderken o da kafeden çıkmıştı.
O arabasına binip giderken kaldırıma oturup başımı dizlerime yaslayarak ağlamaya başladım.
Gelen giden insanlar bana baksa da umrumda değildi. Bir ara telefon çalmıştı. Arayan annemdi. Ama açmamıştım. Ona da sinirliydim. Karşı tarafın rızası var mı yoksa o da mı ailesi istiyor diye mi buluşmaya geliyor diye özellikle sormuştum. Annem ise seni görmüş, beğenmiş dediği için bugün burada gelecek kişiye karşı açık olmaya karar vermiştim.
Oturduğum yerden kalkıp eve doğru yürümeye başladım. Hava kararmış olsa da umrumda değildi.
Bizim mahalleye geldiğimde mahalle bakkalının önünde gençlerle sohbet eden o şerefsizi görmüştüm. Kendi aralarında gülüp eğleniyorlardı. Sanki dakikalar önce beni ağlatan başkasıydı.
Onu görmezden gelip geçeceğim sırada telefonum çalmıştı. Arayan Ceren' dı. Kız balayında bile benim evlilik görüşmem için arıyordu. Meraklı Melahat.
-Efendim.
-Tatlım, bu ne biçim telefon açma? Görüşme kötü mü geçti?
-Kötü demek de laf mı? Berbat geçti?
-Niye, ne oldu?
-Çok kötüydü? Tahmin et kiminle buluştum?
-Seni aramadan önce telefonumu oda da arıyordum. Sercan söyledi Feride , Sarp ile buluşacak dedi. Feride , Sarp' ı seviyormuş dedi şok oldum. Bunların nereden haberi oldu?
-Bir şey bildikleri yok. Annem beni kandırmış senden hoşlanıyor diye. Bunun annesi de aynı şeyleri ona söylemiş. Feride seni seviyor git buluş diyor.
-Annelere bak sen. Eeee daha sonra ne oldu?
-Buluşmayı benim ayarladığımı sanmış. Demiştim ya beni eve bıraktı. Bilerek karşısına çıktığımı söyledi. Sesini yükseltti. Ben de ağzının payını verdim. Sevdiğim kısmı inkar ettim. Son olarak başından aşağıya bir bardak su döküm kafeden ayrıldım.
-Şu an çok şaşkınım. Sercan , Feride ve Sarp buluşacak deyince o kadar heyecanlandım ve mutlu oldum ki anlatamam ama şu an duyduklarım beni hayal kırıklığına uğrattı. Ne diyeceğime bilemedim.
-Bir şey demene gerek yok. Bu günü olmamış gibi yaşayacağım. Ve onu gerçekten unutmayacağım. Ondan nefret bile etmeyeceğim.
-Kuzum...
-Neyse, Sercan falan bu konuyu açarsa annemin zoruyla geldiğimi söyle. Gitmezsen sütümü helal etmem falan dedi de. Abarttıkça abart. Onlar illa ki kendi aralarında konuşurlar.
-Tamam canım.
-Başını şişirdim. Balayındaki kıza kalkmış dertlerimi anlatıyorum. Balayının tadını çıkar, gelince konuşuruz.
-Görüşürüz bitanem.
Telefonu kapatıp çantama attığımda bizim evin olduğu sokağa çoktan girdiğimi fark etmiştim.
Telefonda konuşurken eve geldiğimi fark etmemiştim bile.
Anahtarımla kapıyı açıp içeriye girdiğimde annemi antre de görmüştüm.
-Kızım nasıl geçti görüşmen?
-Hoşbuldum anne.
-Feride!
-Boşuna öyle hevesli hevesli bakma anne. Birbirimizi deli gibi sevmemizi rağmen anlaşamadık.
-S. Sen...
-Siz çocuk musunuz? Ağabeyimin arkadaşı ile buluşma ayarlıyorsunuz. Yetmiyor o seni seviyor diyorsunuz bana. Adama da o seni seviyor diyorsunuz. Bir daha sakın! Sakın ama sakın bana böyle tekliflerle gelme. Çünkü cevabımın ne olacağını biliyorsun.
Çantamı alıp odama geçtim. Kapıyı kapatıp arkasına çöktüm.
-Ağlama! Salak ağlama.
SARP' DAN
-Anne nerdesin?
Anneme seslendiğim sırada ablam mutfakdan çıkmıştı.
-Hoşgeldin Sarp.
-Asıl sen hoşgeldin abla. Annem nerede?
-Hakan ile içerde oturuyor. Çay içer misin? Yeni demledim.
-Fırtınadan kaçmak için sizi çağırmış desene.
-Ne fırtınası? Aman fırtınayı boşver de görüşmen nasıl geçti? Beğendin değildin mi Feride' yi?
-Abla başlama yine. Siz bana ne dediyseniz onun annesi de aynılarını demiş.
-Yani? Fena mı olmuş , buluştunuz işte.
-Fena oldu. Bildiğin kavga ettik. Şu halime bak. Su içinde bıraktı beni. Masadaki suyu başımdan aşağıya boca etti.
-Hak ettiysen diyecek lafım yok.
-Hâk ettim.
-Suçunu bilmen de güzel.
-Başlama abla. Kıyafetlerimi değiştireceğim, sen de annemi o sırada mutfağa çağır. Gelmem derse eniştemin yanında kavga etmekten çekinmem.
Ablamı koridor da bırakıp odama geçip dolaptan rahat bir şeyler çıkardım. Aynadaki görüntüme bakınca ister istemez kendime sövdüm.
-Hâk ettin şerefsiz.
Saçım da giydiğim gömlek de hâla ıslaktı.
Dolu dolu gözleri gözlerimin önüne gelince aynaya bakmayı kesip kıyafetlerimi giyindim.
Odadan çıkıp mutfağa girdiğimde annemi görmüştüm.
-Anne bana eksik bir şeyler anlatmış olabilir misin?
-Oğlum...
-Ne oğlumu? Delirtme beni. Kaç yaşında kadınlarsınız yalan söylüyorsunuz.
-Oğlum sinirlenme, ablanlar içeride.
-Sinirlendirmeyin öyleyse.
-Kötü mü geçti?
Ters bakışlarımı görünce ağzından tuhaf bir ses çıkmıştı.
-Ne dedin kıza? Bak kız kiminle buluşacağını bile bilmiyordu. Kalbini kırmadın inşallah.
Sesimi çıkarmayınca cevabını almıştı.
-Ne yaptın oğlum sen...
-Anne yeni bir buluşma ayarla. Bu sefer kendi isteğimle gideceğim.
🦋🦋🦋