Kuru kar taneleri saçlarımla buluşuyordu, gecenin karanlığında evime doğru gidiyordum. İçi artık boş olan çantamı ileri geri savururken, ileri bakıyor gibi görünerek yürüyordum; aklım o adamdaydı hâlâ. Saat on birde evde olmam, oraya gitmem gerekiyordu. Paranında bir kısmını harcadım üstelik, bu, geriye dönüş yolu kalmadı demektir. Kapıyı anahtarımla açıp sessizce içeriye adımladım. Ayşe koltukta uyuya kalmıştı, bir battaniye ile üzerini örttüm. Sadece paltomu çıkarıp biraz onun yanında oturdum ve izledim. Yaptıkların, söylediklerin gerçek duyguların değil, biliyorum kafan yerinde değil. Seni hiç üzmek istemedim. Ben de senden yana üzülmek istemedim. Umarım beni güzel hatırlarsın, Ayşe'm. Umarım kurtulursun da, bu yaptığım bir işe yarar en azından. Elimi başına doğru götürdüm, onu sayılı

