Üzerime doğru eğildiğinde kaçmak istedim, fakat o, bana bu fırsatı tanımadı. Boğazıma dolanan iri parmakları soluğumu kesti. Bedenim usul usul yerden ayrılırken, çok geçmeden ayaklarımı da yerden kesti. Dün gece dans ettiğimizde mutluluktan ayaklarımı yerden kesen adam, şimdi öldürmeye ant içmiş gibiydi. O nefreti gözlerinde görebiliyordum. İki elimle bir elini boynumdan çözebilecek güce sahip değildim. Bileğine tutunmuş, boğulurken son sesleri çıkarıyordum, ancak o, "Böyle kolay öleceğini düşünmüyordun herhalde," dedi ve beni tek bir hareketiyle metrelerce öteye fırlattı. Bedenim bir ağacın gövdesine toslayana dek gerçek manâda uçtum. Ta ki, bir ağaç gövdesine çarpıp, ordan da yere çakılana dek. Yanağım bir buz parçasına çarpmış gibi acıyordu, tenimden ziyâde elmacık kemiğim sızladı, an

