* * * * * Her şey bir rüya gibiydi; hatta şimdiye kadar gördüğüm güzel rüyaların içerisinde en güzeli oydu. Benim hayal gücüm böyle şeyler görmeye yetmezdi; her şey mükemmel derecede düzgündü. Atilla ile şatonun merdivenlerini birer birer indik. Elimi tutmuş, önden iniyordu; ben de bir elimde gelinliğimin eteğini tutuyor, onun peşinden taş basamaklardan iniyordum. Tam o anda, merdiven boyunca duvarda asılan aynalardan sesler duydum. Hızla kafamı arkaya çevirip baktım; bir ses duyduğuma emindim. Çığlık gibi bir sesti; sanki biri cama vuruyordu. Ama dönüp baktığımda ne bir ses, ne birisi vardı. Önüme döndüm; Atilla benim durduğumu fark etmişti. O da durmuştu; benden üç basamak aşağıda olmasına rağmen benimle aynı boydaydı. Gözlerime baktı; ben de ona baktım ve gülümsedim. Tekrar önüne döndü

