BORA KUZGUN Arabanın içindeki ışık önümü görmeme engel olduğunda direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Frene bastığımda araba durmadı. Elimi Alin’in önüne koyup onu koltuğuna bastırdığımda çarpma sesini duydum. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Gözümü açmaya çalıştığımda beni zorlayan beyaz ışık ve hastane kokusuyla nerede olduğumu anladım. Bir iki zorlamanın ardından gözlerimi açtığımda karşımda annemi görmeyi beklemiyordum. “Anne…” diye fısıldadım. Konuşurken kaburgalarımın batması beni bir hayli zorluyordu. Annem koşarak yanıma geldiğinde ben yattığım yerden kalkmak için hareketlendim. Ama sol kolumdaki alçı ve bacaklarımdaki sargılar buna çok müsaade etmedi. Ağrılarımla yüzüm buruşurken kalktığım yere geri yatırdı. “Alin… Alin nasıl? Yanına gitmem lazım.” diye tekrar doğrulmayı dene

