BORA KUZGUN Onlara karşı oluşan öfkem asla azalmıyordu. Hasan amcanınsa siniri aldığı nefesten belli oluyordu. Alin’e baktığımızda zorla gülmeye çalıştığı ortadaydı. Onunla konuşup içimi rahatlatmak istiyordum. Caner’e karşı içinde bir şey kalmış mıydı? Emin olmak istiyordum. Hasan amcaya dönüp; “Biraz Alin’le konuşsam?” diye soru sorar gibi konuştum. Hasan amca konuşmadan Handan teyze araya girdi. “Alin’in odasına çıkabilirsiniz.” dedi. Hasan amca başıyla onaylayınca, Alin’e döndüm. Alin; “Çocuklarda bizimle gelsin.” dediğinde ne diyeceğimi bilemedim. Konuşacağım şeyi az çok biliyordu. Demek ki tek başımıza kaldığımızda vereceği cevaptan korkuyordu. Deniz’e başımla onay verdikten sonra hep beraber Alin’in odasına çıktık. Deniz arkamızdan kapıyı kapatırken; “Tek konuşsanız daha iyi

