Mirza bana bakarken hemen konuyu değiştirmek istedim. Yoksa ilk günden tüm rezillikleri art arta sergiliyordum. Panikten mi bu halim? Bilmiyordum sadece ellerim titriyor, kalbim güm güm atıyordu, içimdeki kelebekler savaş çıkarmıştı saki. "Senin odanda eşyalarıma yer var mı?" Odan kelimesinin altını çizerek, kırmızı kalemle bastırarak sordum. İlk günden elime düşmüştü bu oda kelimesinde, kullanmazsam olmazdı. "Daha demin yanlış açtığın kapı giyinme odası. Orda ki dolaplardan birini boşaltabilirsin. Benim için sorun değil." Mirza da benim kelimeme karşılık olarak yanlış açtığım kapı ile bana gönderme yapmıştı. Dudaklarım kıvrıldı yanaklarımda ki kızarıklık artarken "Ya zaten benim fazla giysim yok ki.", dedim otuz iki diş ona gülerek. Mirza bakışlarını yüzümden çekerek yerde ki valizleri

