Ada Uysal,
Ağlaya ağlaya uyumuşum en güzel uyku...
Saat kaç oldu bilmiyorum annem geldi ve beni uyandırdı
" Prensesim hadi uyan yemek hazır."
Bizim evin kuralı evde ne yaşanırsa yaşansın o yemek masasına küsülmez eksiksiz oturulurdu o yüzden yemek yemeyecek olsamda oturmak zorundaydım biliyordum.
Kalkıp yüzümü yıkadım ve mutfağa geçtim ama o da nee!!! Kuzey??
Kalakaldım ne işi var burada? Hemde ona oyke bir mesaj attıktan sonra ooff kafamda deli sorular acaba aramızdakileri annemlere anlatmaya mı geldi ne diye geldi diye düşünürken babam,
" Hoş geldin desene kızım Kuzey abine." dedi
öyle söyleyince bir şey anlatmadığını düşündüm ve,
" Hoş geldin kuzey abi ben bi telefonuma bakıp geliyorum." deyip odama geçtim ve hemen mesaj attım.
" Kuzey bu ne demek oluyor ne işin var burda?"
Bu şekilde biraz konuşup sertçe gitmesini istedim ooofff ağzım yüzüm şiş beni bu halde gördü birde karşısına geçip hiçbir şey yok gibi yemek mi yiyecektim?
Neyse ki ısrar etmedi kalkıp gitti aslında içim acımıştı saat 6 bucuktu ve işten çıkar çıkmaz belli ki buraya gelmişti bende cevap vermedi diye kendi kendime triplere girerken o tulumba tatlısı alıp bir bahaneyle beni görmeye gelmiş ama ben ona yemek bile yedirmeden kovdum...
Neyse o gidince yemeğe geldim ama iştah sıfır... Kafamı kaldırıp odasına doğru baktım ışığı yakar mı acaba diye ama yoktu ara ara bakarken küçük kırmızı bir ışık gördüm ve sigara ışığı olduğunu tahmin etmek zor olmadı. Orada oturup karanlıkta buraya bakıyordu demek bende mesaj attım.
" Sigaranın ışığı görünüyor kimse fark etmeden söndür ve izlemeyi bırak rahat yemek yiyemiyorum." dedim.
Cevap gecikmedi
" Afiyet olsun sana tulumba almıştım ondanda ye tamam mı sonra toparlayınca bana yaz seninle konuşmak istiyorum."
dedi. İçimde gene küçük çaplı bir heyecan oldu o sırada ışığı yandı ama o yoktu bende az biraz yemeğimi yemeye çalıştım.
Babam,
" Kızım yesene bir şey yemedin bak sofraya küsülmez."
" Zaten zorluyorum baba."
" Tamam yede seninle biraz konuşalım."
aayy herkeste benimle konuşmak istiyor acayip gerildim. Neyse yemeği yedik ve babamla salona geçtik.
Babam söze girdi.
" Kızım annen bana her şeyi anlattı seni bu kadar sıktığımızı bilmiyordum istemeden de olsa seni bunaltmışız bundan sonra akşamları istediğin kadar dışarı çıkabilirsin bu senin hakkın ve eve geliş saatini yazları 12 yaptım ama kışın hala aynı 11i geçmesin yeterli aynı şekilde telefonun asla kapalı ya da sessizde olmayacak aradığımda sana ulaşabileceğim anlaşıldı mı ?"
Ayy biraz isyan çıkartmak iyi oldu sanırım.
" Tamam babacım teşekkür ederim." dedim ve o devam etti
" Ayrıca üniversite konusunda asıl uzağa gidersen arkandan geliriz ama yakında olursan zaten sen sık sık geleceğin için bizim peşine düşmemize gerek olmayacaktır bunuda unutma olur mu?"
dedi aahhh babusum benim gülümseyip tamam anlamında kafamı salladım ve
" Ben artık odama geçebilir miyim?" diye sordum.
" Gec Kızım geç arkadaşlarına haber ver hazırlan çık hatta." dedi
" Tamam babacım deyip yanağından öptüm ve odama geçtim."
şimdi sıra kuzey beyefendide
" Nerdesin ?"
" Balkondayım sen rahat ye diye buraya geldim yedin mi?"
" Evet yedim sen ?"
" Ben ne? "
" Annem sanada sarma koydu duydum yedin mi? "
" Yok yemedim."
" Tamam o zaman ye gel sende öyle konuşalım."
" Hayır ada aç değilim sadece seninle bir an önce konuşmak istiyorum."
" Tamam babamla konuştum çıkabilirsin dedi tatlıya bağladık istersen çıkabilirim."
" Tamam güzel ben seni aynı yerde bekliyor olacağım."
"Tamam"
Benimle çok soğuk konuştu kızmış belli yani adamı sofradan kovdum haklı hemen altıma kot üstüme bluz ceket geçirdim ve makyaj yaptım yüzüm gözüm hala şiş biraz olsun kapansın.
Çok pişman oldum keşke hemen ona öyle mesaj atmasaydım bak akşam oldu her şey düzeldi şimdi boşu boşuna trip yiyecektim.
Hemen hazırlanıp çıktım ve dediği yere gittim ama o benden önce gelmiş bekliyordu yanına gidince kaskı uzattı taktım öğrendim artık sonrada arkasına bindim ayni şekilde arkadan sarıldım bu sefer kafamıda onun sırtına yasladım pişman olduğumu hissettirmek istiyordum o da bastı gaza ben gene gözlerimi kapattım o kadar iyi hissettiyordu ki yol bitmesin istiyordum sonra durdu ve gözlerimi açtım.
" Geldik inebilirsin. "
"Tamam."
Hala benimle soğuk konuşuyor ama neden? Oofff gönlünü almak biraz zor olacak belli ki neyse indim ve ne göreyim lunaparka gelmişiz deli bu yaaa...
O da park edip yanıma geldi ooff cok yakışıklı deri ceket ve kot giymiş bu sefer ondada kask vardı acaba yeni mi almış anlamadım kaskı çıkarıp saçını karıştırdı bu hareket bile aşık olmama yeter...
" Süprizim buydu seni buraya getirecektim sever misin?"
" Deli misin bayılırımmmm." dedim heyecanla o da biraz olsun gülümsemişti ve belimden tutup beni ilerletti içeri girdik çok güzeldi sonra bana
"Bir dakika geliyorum." diyerek dönme dolaba doğru yürüdü oradaki adamla bir şeyler konuşup eliyle gel anlamında işaret etti bende gittim.
" Çalışıyor mu diye sordumda çalışıyormuş önce buna binelim mi?"
" Olur çok severim." dedim ve bindik karşılıklı oturduk hemen çalıştı sadece biz vardık ben etrafa bakarken o beni izliyordu hissediyordum derken en tepeye geldiğimizde aniden durdu vagon durunca sallandı ve ben panikle ayağa kalktım bağırarak. O da hemen belimden tutup yanına oturttu
" Dur ne yapıyorsun!!"
" Ayyy nolduu düşüyor muyuz nolduu?"
" Hayır ne düşmesi ben istedim durmasını ama nerden bileyim senin bu kadar korkacağını"
" Yaa sen deli misin niye böyle bir şey istedin ki?"
" Evet deliyim ama beni sen delirttin." dedi gözlerime bakarak o sırada hala eli belimdeydi bende korkuyla bir elimi onun bacağına koymuş sıkıyordum bunu fark edince hemen elimi çektim biraz kaydım.
" Noldu neden durmasını istedin? "
" Çünkü seninle konuşmak istiyorum ve kaçmanı istemiyorum bu konuşma bitene kadar buradayız." dedi pis pis sırıttı.
" Başka konuşacak bir yer yok muydu ne gerek vardı ki böyle bir şeye." dedim.
" Tamam neyse bak şimdi ben başlayacağım ve sen beni bölmeden dinleyeceksin sonrasında ne istersen söylersin ama önce sonuna kadar beni dinle lütfen."
dedi bende tamam anlamında kafamı salladım ve başladı
" Ada ben sana aşık oluyorum biliyorum çok yeni ama hoşlantı filan diye geçiştirebileceğim bir duygu değil bu ayrıca size geldiğim o ilk karşılaşmamız var ya hani işte o senin benimle ilk karşılaşman ama benim seninle ilk değil."
susacaktım biliyorum ama bir an refleksle
" Nasıl yani?" dedim
" Bak ben dümdüz bir adamım yalanı dolanı sevmem neyse onu sana anlatacağım ve seni dinleyeceğim. Ben buraya ilk taşındığımda seni odanda dans ederken gördüm ve o an vuruldum...
Anlattıkça anlatıyordu allahım neler duyuyordum ben bildiğin beni haftalarca izlemiş kim bilir ne hallerimi görmüştü bu beni biraz ürküttü ama aynı zamanda kötü bir niyeti olsa bunları bana anlatmazdı diyede düşündüm ama ya böyle düşünmem için anlatıyorsa ooofff bir yandan dinliyorum diğer yandan kafamda bir sürü soru işareti oluşuyordu. Babamın onu yakalaması üzerine iş yerinde karşılaşmaları sonra tekrar yeniden taşınmış gibi yapması neler neler allahım bunca plan ne içindi yani benim için mi? Bende kendimi ona karşı hep mahçup hissettim benden büyük beni istemez ya da çabuk sıkılır diye hep olgun olmaya çalışmıştım ama duyduklarım karşısında duygu geçişleri yaşıyordum.
O hala devam ediyordu,
" Bak ada ben senin liseye gittiğini öğrendiğimde vazgeçmiştim inanki ama benim için sorun olduğundan değil senin için büyük olduğum için sen istemezsin diye düşünmüştüm ama sonrasında olanlar artık benim kontrolümde değildi ve akışa bırakmıştım akışta bizi buraya getirdi şimdi sana soruyorum benimle var mısın yok musun? "
Alık alık yüzüne bakıyorum bir yandan onu dinliyor diğer taraftan kafamdan geçenler rahat durmuyordu ama bir yerde haklıydı o bana açık olmuştu ve bende ona açık olmalıydım ben düşünürken o devam etti,
" Ada nolur susma iyide olsa kötüde olsa bana kafandan geçenleri söyle lütfen."
madem öyle bende lafa girdim.
" Tamam bende sana açık olacağım kuzey öncelikle çok şaşırdım hiç böyle bir şey beklemiyordum ama madem sen böyle her şeyi anlattın sıra bende bende sana ne var yok anlatacağım. Ben bize ilk geldiğinde senden etkilendim ama korkmuştum benden büyüksün ve istemezsin diye ve dediğin gibi akış bizi buraya kadar getirdi ailemi gördün tanıdın ne kadar bana düşkün olduğunu artık biliyorsun ama bu senin sandığından çok daha aşırı aslında. Yani diyelim biz seninle sevgili olduk ve babamın radarına girdik ve bırak seninle görüşmeyi belki seni işinden bile edebilir."
" Hayır anlamıyorum tamam sevgili olduğumu öğrendiğinde sinirlenir filan ama beni işimden nasıl edecek ?"
" Sana babamın mesleğinden hiç bahsetmedim değil mi?"
" Hayır."
" Benim babam eski polis Kuzey yani annem beni hamile kaldığında annem istemiş mesleğini bırakmasını artık bir çocuğumuz var ya sana bir şey olursa diye diye bıraktırmış babamın her yerde eli kolu gözü var hatta benim yakın arkadaşım merveyle ilk zamanlar o bize gelir dururdu bir gün o da beni evine çağırdı okuldan kaçtık onlara gittik müzik açtık deli deli dans ediyoruz babam okulda olmadığımı öğrenmiş okulu ayağa kaldırmış sonra merveyle olduğumu öğrenince mervenin evini araştırıp polislerle mervelerin evini bastılar inan o an utancımdan yerin dibine girmiştim allahtan aile anlayışlıydı hala onlara gittiğimde annesi babanın haberi var demi Kızım polislerle gelmesin gene diye takılır yani gerisini sen düşün inan seni burdan göndermekle kalmaz memurluğunu yakar. Şimdi sen söyle bakalım benimle var mısın yok musun? "
dedim sanırım onun anlattıkları kadar o da benim anlattıklarıma şaşırmıştı ama madem açık konuşuyoruz hodri meydan kuzey bey...
O da bana bakakaldı içimde bir korku ya vazgeçerse duyduklarından sonra?
Bana bakıp elini uzattı bende gülümseyip tuttum sonra birden beni kendine çekti diğer eli belimde aniden dudaklarıma yumuldu aman allahımm bu benim ilk öpücüğümdü ne kadarda ani oldu hiçbir şey anlamadan onun sıcacık dudaklarıyla buluşmuştu dudaklarım içimde küçük minik kelebekler elim ayağım boşaldı sanki dönme dolap yükselmiş bulutların orda gibiydik sadece dudaklarını dudaklarıma bastırıp uzunca bir öpücük kondurmuştu geri çekildiğinde ben donup kaldım o da kulağıma doğru eğilip,
" Özür dilerim o pembelere daha fazla dayanamadım... Ayrıca değil mesleğim canımı alacağını bilsem babanın genede senden vazgeçmem."
Ayaklarımı hem gerçek anlamda hemde mecaz anlamda yerden kesmeyi başarmıştı benimde bir tepki vermem gerekiyordu bende hemen boynuna sarıldım o da bu kez iki eliyle belimden sarıldı ve burnunu boynuma soktu derin derin nefes alıyordu sanırım kokumu içine çekiyordu öyle mutluydum ki hiç kimse bozamaz artık bu mutluluğumu...