Hiçbir şey yokmuş gibi telaşlandığımı belli etmeyerek sakin kalmaya çalışarak.
"Efendim"
"Burada ne arıyorsun?"
"Şey ben"
William hemen araya girdi canım sevgilim... Beni korumak için
"Katchin Sarayı hakkında konuşmaya gelmiş prensim"
"Neden?"
"Sanırım ailesi oradaymış onlara bir cenaze töreni yapılmasını istedi. Bir bağlantı var ise yardımcı olabilir miyim diye sormak istemiş."
"Bunu neden benden istemedin?"
Hiddetle döndüm.
"Babamın katilinde mi yardım isteyecektim?"
Çenemi tutup sıktı "Cecilia." diye kükredi o sıra William bize doğru geldi.
"Lordum durun yapmayın sadece ufak bir yardım.”
Norman ona baktı "Sen karışma."
"Sarayda değişiklik olsun istemiyormuş kendi saraylarıymış sanırım"
"Tamam konuşacağız bu konuyu."
Norman kolumdan tutup çıkardı beni odadan. Hırplaya hırpalaya… Ardımızdan öfke ile bakan William.
MONİCA
Diğer kızların oturduğu avludaydık. Kraliçe Samara geldi ayağa kalkıp hepimiz reverans yaptık.
"Akşam için bir kız seçeceğim. Oğlum Henry için"
Ne demişti o Henry mi demişti. Ah ne kadarda hoş. Olamaz Henry artık benimdi sadece benim ve kimseyle olamazdı. İstiyordum onu. Her şeyiyle bana it olmasını istiyordum. Tanrım beni seçsin lütfen lütfen
"Sen"
Hemen atladım
"Ben. Ben mi?"
"Hayır yanındaki"
Narissa şaşırdı.
"Ben mi?"
"Evet"
Narissa mı olamaz O Darly'e aitti. Başkası olamazdı. Kural budur başka prensin kralın metresini alamazsın. Henry'de onu istemezdi zaten. Narissa kafasını iki yana salladı.
"Olmaz"
"Ne demek o?"
Buradan sorumlu kadınlardan biri geldi
"Kraliçem o Prens Darly'nin kadını. Yani diğer prenslerden biriyle olamaz."
"Anladım peki o zaman sen gel."
Hemen atladım "Ben mi. Tabi."
Samara öfkelendi.
"Sen değil arkandaki."
Julia eteklerinin ucundan kibarca tuttu reverans yaptı gülümsedi. Şaşkınlıkla öylece bakakaldım. Julia gidiyordu Henry ile olmak için gidiyor bense arkasından sadece bakıyordum
Olamaz bugün Henry'nin odasına kimse gitmeyecekti. Gidemez. O benim sevgilim benim. Hiddetle odama gittim arkamdan Narissa geldi. Öfkelenmiş ve üzülmüştüm
"Neyin var tatlım?"
"Az önce görmedin mi Henry ona bir kız gidecek."
"Bize ne bundan?"
"Bize ne deme beni ilgilendirir?"
"Neden ki?”
Gözlerim doldu kafamı öne eğdim.
“Oh Tanrım yoksa.. Olamaz"
"Evet oldu. Kalbime engel olamam değil mi? Sevdim onu.”
"Ne zaman? Birlikte mi oldunuz?"
"Dün oldu işte.”
“Saçmalama. Birlikte olduğun ilk adam diye belki de. Monica onlar katil.”
“Kimi seveceğimizi seçebilir miyiz?”
“Hayır ama onlar da olmasın Monica.”
“Ben ondan hoşlanıyorum Narissa. Gerçekten. Çok hoşlanıyorum hem de."
O an içeri Cecilia geldi gülümseyerek.
"Kimden hoşlanıyorsun?"
"Henry." Deyiverdim gelişi güzel.
İkisi de gözlerini kocaman açıp bana baktı. Narissa inanmak istemedi.
"Ciddi olamazsın, şaka mı yapıyorsun bize.”
Cecilia suratındaki şaşkınlık ifadesi ile beni süzdü. Şöyle bir bakıp nasıl bir aptal diye geçirdi içinden büyük ihtimalle.
İnanmak istemezcesine öfkeli tavrı ile
"O katilden mi hoşlanıyorsun?"
"Sakin olun kızlar. Bakın bu anlık bir şey ne yapabilirim? Engel olacağım durum değildi. Biliyorsunuz başta sırf onunla olmamak için ölümü göze aldım ama şimdi…”
"Kendine gel. Ne demek engel olacağın bir şey değil. Ailemizin katili onlar Monica. Şaka yapıyorsundur umarım. Komik değil."
"Bakın ciddiyim ondan hoşlanıyorum Cecilia anla beni."
Narissa alkış yaptı. Suratındaki o iğrenme hissiyatı belli ediyordu her şeyi.
"Aferin. Bravo salak. Aşık ola ola Henry'e mi oldun?"
"Yeter. Kesin şunu aşık olduğunuz kişi hakkında yargılanmak sizin hoşunuza giderr miydi? Hem o vadedilen kral. Kral Akon'dan sonar tahtta onun hakkı var. Gücün elime geçmesi için fırsat.”
"Ama o."
"Lütfen bakın buradayız zaten ömrümün sonuna kadar böyle nefretle mi yaşayayım?"
"Değiliz. William geldi bizi götürmek istediğinde ne yapacaksın? Kaçmak için fırsatımız var."
"Gelmeyeceğim."
Narissa ayaklandı.
"Ne. Nasıl gelmeyeceksin? Cecilia duydun mu gelmiyorum diyor? Ailemizin katili için gelmekten vazgeçiyor. Delirmiş olmalısın. Tanrım kabus sanırım bu!"
"Ne sanıyorsunuz ya akıllı sanırsınız kendinizi düşünün lütfen sadece 2 dakika mantık çerçevesinde düşünün. Kaçtık tamam yakalanmadan saraydan kaçtık sonra ne olacak?"
"Gizleneceğiz"
"Öyle san başta Norman gelecek peşimizden bebeği için sonra bizi bulacaklar bir sürü İmparatorlukla bağlantısı var William'mı savunmasız bırakır saldırır ve William ölür. Kral bebeği krlaiyete kabul etti Cecilia prens ve prenses olacak karnında kraliyet bebeği varken peşini bırakırlar mı? Koskoca İskoçya’yı yerle bir ettiler bir avuç Donovan İmparatorluğuna ne olur sen düşün. Bizim tek kurtuluşumuz bu sarayda bu adamlarda. Aklımızı kullanmak bu.”"
Cecilia öfkelendi inkar etmek işe yarar sanıyordu ama faydasızdı.
"Ölmez izin vermem. Ben ölürüm ama onun ölmesine izin vermem. Monica burası katillerin sarayı. Anne ve babamızı düşün lütfen. Henry ve verdiği kararlar yüzünden öldüler."
"Aşkınız mı kurtaracak seni Cecilia?"
"Aşk her şeyin üstesinden gelir Monica. Sana inanmıyorum ya Henry'e mi tercih ediyorsun? Ona duyduğun şey aşk değil."
"Senin yaptığını yapıyorum."
"Ne?"
Gözlerinden adeta ateş çıkıyordu ama ben bana kızmasını gerektirecek bir şeyler yaptığıma inanmıyordum.
"Sen aşkın için gitmek istiyorsun bu saraydan bende aşkım için kalmak istiyorum aslında herkes tercihini yapmış bana kızma ben ilk kez aşık oldum. Bu hissi benden yaşadım. Anlamanı umarım.”
"Aşık olduğun adam katil. Aptal mısın?"
"Öyleyimdir belkide."
Kollarımdan tutup sarstı beni.
"Kafayı yedin iyice. Aşık değilsin o adama. Olamazsın. Anne ve babamı düşün Monica öldürdüler onları gözümüzün önünde. Mahvederim seni budala kendine gel.”
"Cecilia lütfen. Bak sizde kaçmayın karnında onun bebeği varken nereye kadar kaçarsın?"
"Kaçabildiğim yere kadar. Sende geleceksin. Aşık sanıyorsun kendini değilsin. Sana bu sarayda huzur vermezler. Bizler gibi onlarca metresi var sence bizi tercih ederler mi sanıyorsun? Olmaz inan bana olma Monica… Başka kadınlar olduğunda üzülürsün kahrolursun. Biz de yokuz kim sahip çıkar sana. Henry bir katil.
"Aşığım. Sizinle gelemem. Ona gerçekten aşık oldum."
Narissa girdi araya öfke ile.
"İyi ömrümüzün sonuna kadar birbirimizi göremeyiz o halde. O adam için kardeşlerini görmemeyi göze alıyorsun yani?"
"Sizi seviyorum kızlar ve giderseniz sizi görmek için elimden geleni yapacağım"
"Elinden geleni yapacak mısın? Allah bilir nereye kaçacağız. Bir daha birbirimizi görme şansımız neredeyse yok. Sana büyü mü yapıldı gözün kör olmuş."
"Ben kaçma riskini göze almıyorum. Bu planın işe yarayacağını da düşünmüyorum. Sizinle gelemem. Hayatımı daha zor bir hale sokamam. Yeterince kötü olan şeyler var."
Öfkelendi Cecilia.
"Peki tamam"
"Kabul ettin mi?"
"Tercihini yapmışın zaten. Aşıksan kal. Pişman olmazsın umarım katili seçtiğin için. O adam aşkı hak etmiyor aşk ise böyle iki günlük mesele değil aşıksın sanıyorsun oysa korkudan sarıldığın bir güvence sadece."
"Böyle söyleme lütfen."
Cevap vermedi bana Narissa ona döndü bu kez.
"Bu arada konuştun mu William neden gelmiş mi sonuçta mektupta seni istemediğini söylemiş."
"Onu soramadım daha ama konuşacağım geldi işte kıyamadı bırakamadı beni. Gerçek aşk böyledir saf ve masum!”
Bense kendi derdime yanarcasına araya girdim.
"Yardım edin"
Narissa gülümsedi.
"Ne hakkında?"
"Bu gece o kızı Henry'nin odasına gitmemeli."
Cecilia olayı bilmediği için
"Ne kızı?" dedi
"Kraliçe Samara Henry'e bir kız seçti bu gece oraya gitmemeli"
"Kız kim?"
Narissa benden önce atladı.
"Julia."
Cecilia bana baktı. Acır gibiydi ya da zavallıya bakar gibi.
"O adam için oyun mu oynayacaksın? Onun için bizden yardım mı istiyorsun? Kafayı yemişsin. O diğer kızlara benzedin iyice.”
Gözlerim doldu birkaç damla aktı.
"Haklısınız değil mi? Hiçbir zaman sizin gibi olamadım. Duygularımı hep her şeyin önüne koydum. Aptal gibi davranıyorum. Acıyorsunuz bana belki de ama ben hayatımda ilk kez bir adama bakarken heyecanlanıyorum."
Cecilia tıslarcasına bağırdı.
"Daha 18 yaşındasın aptal karşına onlarca içini titretecek adam çıkabilir."
"Onlarcasını istemiyorumdur belkide."
Kahkaha attı.
"İlle ailemin katili olan adam diyorsun? İlla hayatımızı yerle bir eden adam. İmparatorluğumuzu yıkan adam."
"Cecilia lütfen."
Narissa'da onu desteklercesine.
"Bak buradan kaçamayacağımızı sandığımızda bende bu oyuna dahil oldum Monica onlara yanaşmak o zaman iyi fikirdi ama şimdi fırsatımız var. Düşünsene özgür olacağız. Güçlenip ittifak kurup tekrar İskoçya’yı alsak."
"Onun yanında olmak istiyorum. Kardeşimsiniz değil mi? Beni anlayın ve destek olun."
Cecilia gözlerini kapadı ve öfkeyle konuşmaya devam etti.
"Harika yardım ettiğimiz konuya bak sevgili kız kardeşimin kıskançlık krizi. Halledeceğim o kızı tamam."
Gülümsedim sonra ikisine de sıkıca sarıldım
"Planım var."
Cecilia Julia'yı engellemek için olan o harika planının her ayrıntısını anlattı bize. Kızların olduğu avluya gittik. Narissa Julia!nın yanına gitti ve yalandan.
"Julia kraliçe seni çağırıyor."
Julia sevinçle bize doğru gelmeye başladı. Çok güzel olmuştu açıkçası. Cecilia yanına gitti.
"Sana ben eşlik edeyim"
Julia ve Cecilia birlikte arkalarını dönüp gitti.
CECİLİA
Julia ile yürürken birden yalandan.
"Ahhhh"
"Ne oldu?"
"Ağrım ağrım var ahh"
"Doktor hemen doktoru çağıralım."
"Hayır hayırr. Şu odaya sok beni bir iki dakika oturayım"
"Bebeğe bir şey olursa..."
Gülümsemeye çalışarak.
"Hayır hadi gir koluma şu odaya sok beni."
Odaya girdik beni yatırmaya yardım ediyordu ki kapı üstümüze kitlendi. İçimden şeytanca gülümsedim.
"Aman Tanrım ne oldu?"
Şaşırmış gibi bende aynı tepkiyi verdim.
"Ne oldu?"
Kapıya doğru koştuk. Açmaya çalıştık ama tabiki açılmadı. Julia üzgün tavırla.
"Kitlemişler"
Ah kıyamam nasıl üzgün. Suratımı büzdüm bende.
"Nasıl olur? Kim bizi neden kitlesin?"
Julia adeta inletti odayı.
"Açın kapıyı açınnn."
Vay be ne Henry aşkıymış bu böyle. Kızlar birbirini yiyor Henry uğruna.
"Tanrım kim yaptıysa bunu bulduğumda fena ödeteceğim"
"Bende."
Arkamı döndüm sinsice güldüm. Plan başarı ile tamamlandı. Eh biraz buradayız ufaklık tesadüfe bak ki bu oda sarayın en kuytu odası pek kimseler geçmez. Kaldık burada.
"Prens Henry'nin yanında olmalıydım. Kraliçede çağırdı neden çağırdı ki?"
"Grandüşeslerden biri yolladı dediki Julia'yı Kraliçe çağırıyor hayatım birileri bizi tuzağa düşürmüş baksana kapalı kaldık"
"Lanet olsun. Bunu ödeteceğim. Birileri Henry ile olmama engel oldu."
O birileri bizdik özür dilerim kardeşimin hayalleri ve duyguları uğruna seni üzmek istemezdim ama olan oldu.
NORMAN
Akşam oldu Cecilia halen yoktu. Hizmetkarlardan biri geldi
"Prensim kardeşlerinin yanından geliyorum. Cecilia'yı görmemişler birkaç saattir."
"Nasıl görmezler. Koca sarayda nerede git başka yere bak."
"Prensim tabi bakarım ama defalarca kızların avlusuna baktım, banyoya baktım, bahçeye baktım hiçbir yerde yok."
"Kaybol gözümün önünden. Saraydan mı çıktı bu kız?"
Hemen dışarı çıktım kükrüyordum resmen. Nereye gitmiş olabilirdi. Kardeşlerini burada bırakıp nereye giderdi?
"Hemen Cecilia'yı buulun. Her yere bakın."
Babam gözüktü o sıra bana doğru geldi. Telaşımın sebebini bilmiyordu tabi.
"Neden bağırıyorsun. Ne oldu?"
"Cecilia yok baba"
"Nasıl yok. Baktınız mı her yere?"
"Baktık. Bakmışlar nereye gider?"
Omzuma dokundu babam. Sakinleştirmeye çalışırcasına.
"Saraydan çıkamaz korkma. Çıksa bile ormanda kaybolur budala kız.”
Çıldıracaktım. Monica ve Narissa geldi.
"Nerede o?"
Monica ürkmüş bir tavırla.
"Yanımıza geldi ama sonra gitti bir saat filan oluyor"
"Bulun onu. Bulun. Eğer bir işler peşindeyse ve bebeğe zarar verdiyse bu kez onu kendi ellerimle öldüreceğim. Yemin ederim."
"Efendim baktık hiçbir yerde yok."
"Ceciliaaaaaaaaaa! Kaçtıysan eğer çocuğa bir şey yaptıysan seni yaşatmam. Tanrı şahidim yaşatmam."
Babam bu kadar telaş yapmama kızmıştı ama o bilmiyordu o deli kaçık kızı tanımıyordu.
"Yeter buralardadır. Her yeri dip köşe arayın. Derhal."
Kızlarla birlikte saraya bakıyorduk her yere annem geldi kızlar reverans yaptı.
"Neler oluyor?
Babam cevapladı onu.
"Cecilia yokmuş."
"Bütün herkes o köle kız için mi seferber? Delirdiniz mi kral ve oğlu o kızı arıyor."
"Hamileydi anne hamile. Ayrıca benim içinde önemli."
Henry,Darly ve Leanardo geldi Maria yanındaydı herkes burada bir tek Cecilia eksik. Neredesin sen Cecilia hangi cehenneme kayboldun? Leanardo çokta umurunda değilmiş gibi.
"Küçük Prenses artık Kayıp Prenses oldu galiba."
"Kendine bir şey yaptıysa sarayın bir köşesindedir cansız bedeni ile."
Henry'e döndüm yapmazdı söz Verdi yapmam dedi.
"Söz vermişti bebeğe bir şey yapmayacağım demişti"
Monica atıldı hemen.
"Cecilia söz verdiyse tutar."
"Nerede o zaman nerede?"
Merdivenlerin başındaydık. Yoktu hiçbir yerde yoktu işe. O an bir ses duyuldu.
"Yardım edin. Kimse yok mu çıkarın bizi buradan."
Narissa telaşla
"Aşağıdan ses geldi"
Hemen koşup aşağı indik. Biri kapıyı yumrukluyordu. Muhafızlara yöneldim.
"Kırın şu kapıyı hemen"
Kapı kırıldı bir kız ve Cecilia içerideydi yanındaki kız hemen birkaç adım attı.
"Tanrıya şükür."
Ardından Cecilia girdi.
"Sonunda kurtulduk"
Yanına koştum. Üstüne başına baktım bir kan, yaralanma bir şeyi var mı diye?
"Neredeydin? Her yerde seni aradım."
"Görmüyor musun biri bizi kilitledi buraya."
Cecilia'ya sarıldım biranda. Korkmuştum gerçekten korktum ona bir şey oldu diye.
"Bir şey oldu sandım."
İttirdi beni.
"Ne yapıyosun? Tamam. İyiyim. Bir şeyim yok."
"Derhal onları buraya kim tıkadıysa alın getirin. Canını ben alacağım."
"Saçmalama biri aptalca şaka yaptı kimseye ceza verme.
Yanındaki kız atladı.
"Az kalsın bebek ölecekti Cecilia"
O ne demekti öyle?
Ne?"
Cecilia kafasını salladı.
"Hayır. İyiyim. Yemin ederim."
"Sancısı başladı bu odaya girdik sonra kapı üstümüze kitlendi."
Annem sıkılmış tavrıyla.
"Tamam küçük bir kız için olay fazla uzadı."
"Ben. Yani beni Prens Henry için hazırladılar."
Henry kızı umursamaz bir tavır ile.
"Ben dinleneceğim boşa hazırlanmışsın. Yalnız olmak istiyorum."
Babamın emir ile herkes kendi kabuğuna çekildi. Cecilia ile birlikte odaya çıktık.
"Neden gittin o odaya?"
"Julia ile beraberdik birden sancılandım odaya girdik sonra kapı kitlendi."
"Şimdi var mı ağrın doğru söyle?"
"Hayır anlık bir şeydi zaten iyiyim gerçekten."
"Dikkat et Cecilia."
Cecilia umursuzca "Olur." dedi. Neden böyle yapıyor bu kız onu önemsiyorum bebeği önemsiyorum halen umurunda değil. Biraz olsun beni fark etse aslında ona kötü bir şey yapmak istemiyordum.
"Cecilia."
"Hıı?"
"Ailen için cenaze töreni istersen."
"İstemem senden yardım istemiyorum. Yeni mi geldi aklın başına? İyi geceler" dedi yattı.
Yine onun için yaptığım şeyi parçalara ayırıp savurdu iyi bir şey yapmak istemem o kadar umurunda değildi ki. Çaresizce yanına kıvrıldım ve yattım.