“Olmaz, asla olamaz… Aras yapamazsın bunu bana… Hayır. Hayır, yapamazsın olmaz” “Canım, bebeğim kendine gel” “Olmaz” Birden kuvvetli kollar beni sardı, “Uyan kuşum” Uyan kuşum, uyan kuşum. Gözlerimi açmaya korkuyordum, kollarını dolamış olan vücudun kokusunu duydum Aras’ım gibi kokuyordu. Çekinerek gözlerimi araladım, şükürler olsun Allah’ım Aras’tı. Kollarımı sıkıca boynuna doladım “İyi ki sensin, rüyaymış kâbusmuş” “Boğuyorsun beni, ne gördün böyle” Yüzümü siliyor sağdan soldan çıkmış saçlarımı geriye itmeye çalışıyordu “Ter içinde kalmışsın” “Önemli değil, hiç önemli değil sen yanımdasın ya” Kollarımı boynundan çözmeye hiç hazır değildim, iyice kucağına aldı… Başımı boynuna yasladım, sakinleştirmek için saçımı okşuyor, sırtımı sıvazlıyordu. “Vallahi dünyanın çivisi çıktı, çoluk ço

