
"Kavuşsam ihanet olacak... Kavuşmasam aşkımdan öleceğim. Ben bu kıza dokunursam atalarıma ihanet ederim, dokunmazsam aşkından deliririm..."
Bazı aşklar kader değildir...
İnattır.
Trabzon'un köklü iki düşman ailesi... On üç yıl önce verilen bir söz... Ve o sözü hiçe sayan iki asi yürek...
İklim Eda Akça...
Laz Ziya'nın gözünden sakındığı, güzelliği kadar inadıyla da nam salmış biricik kızı. Kırmızının her tonunu taşıyan, gülüşündeki gamzelerle bile fırtına koparan bir Karadeniz kızı...
Kuzey Şanlıbeyoğlu...
Yeraltı dünyasının soğukkanlı, acımasız ve kontrol delisi patronu. Hayatını tek bir kuralla yaşamıştı:
"Akça ailesinden hiç kimseye gözüm bile değmeyecek."
Ama kader, en çok da kurallarını katı koyanlarla alay ederdi.
Kuzey, yıllar sonra o yasağı çiğneyeceğini bilmiyordu.
Çünkü bir gün karşısına kırmızı elbisesiyle İklim çıktı...
Ve o günden sonra ne kontrolü kaldı ne de kaçacak bir yolu.
Şimdi önlerinde tek bir soru vardı:
Aşk mı kazanacaktı, yoksa on üç yıllık kan davası mı?
Çünkü bu sevda yaşanırsa Trabzon'da taş üstünde taş kalmayacaktı...
Ve bazı aşklar mutlu sonla değil...
İnatla başlardı.

