~GÜVEN AGAH ILGAZ~

1079 Words
Bade yeni güne gözlerini açmış ve yanında yatan çocuğu iyice göğüsüne çekip son zamanlarda her sabah yaptığı gibi doya doya koklamıştı. Kerem ablasının bıraktığı en değerli miras, en değerli emanetti. Gözlerini yavaşça açan çocuk ile gülümsemeden edemedi, göğüsündeki çocuğun gözlerini tekrar sıkıca kapatıp yalancı bir horultu bırakması ile gerilen dudakları bu sefer açılmış ve kısıkça kıkırdamasına neden olmuştu. Kucağındaki çocuğun burnuna küçük bir fiske vurup oyuncu bir şekilde mırılandı, “Hadi kalk uykucu, uyandığını biliyorum. Kalk da kahvaltı için beraber teyze krebi yapalım, olur mu?” Küçük çocuk duyduğu ikinci cümle ile gözlerimi hızlıca açarken Bade işe yarayacağını bildiği ve sürekli işe yarayan bu taktiğin tekrar işe yaraması ile keyiflenmişti. “Di mi teyze, krep yapalım bence de.” Çocuğun heyecanlandığı için kendini tekrarladığını fark edince daha sıcak bir gülümseme bahşetti,dört aydır kendisi ile yatıp kalkan bu çocuğu artık yeğeni gibi değil çocuğu gibi görüyordu genç kız. Kendine bakan çocuğun yanağını sıkıca öpüp ayaklandı, “Hadi teyzem, kalk kahvaltı hazırlayalım sonra deden ile ananeni kaldırıp güzel bir kahvaltı yapalım olur mu?” Kerem duydukları ile hızla ayaklanıp her zaman yaptığı gibi yüzünü yıkamaya gitmişti. Bade, yeğeninin arkasından gülümseyerek izlemiş, Kerem işini bitirip salona koşunca o da işini halletmek için tuvalete girmişti. İşlerini halledip salona geçtiğinde annesi ve babasının uyanmış, Keremi aralarına almış televizyon izlediklerini gördü. Öyle bir dalmışlardı ki Bade’nin geldiğini dahi görmemişlerdi. Bade rahatlarını bozmamak amacı ile seslenmeden kahvaltı hazırlamak için mutfağa gitti. Hızla kahvaltı hazırlamış, ardından sofrayı kurmak için salona taşımıştı. Salondaki masayı kahvaltı için hazır hale getirmeye çalışırken babasının sabah kuşağı haberlerini açmış olduğunu, yeğenin ise dün yatmadan önce yarım bıraktığı boyama kitabını boyadığını gördü, annesi ise yakın gözlüklerini takmış bir şeyler örüyordu. Bade için uzun süredir huzur bu görüntüydü…masayı kurmasına yakın aile fertlerine seslenmişti, “Hadi sofraya gelin, kahvaltı hazır. Ben de çayı alıp geliyorum.” Kerem krep olduğunu bildiği için hızla masaya koşarken babası ve annesi yaşlarının vermiş olduğu yorgunlukla toparlanıp yavaşça kalkmışlardı, Bade çaydanlığı getirip çayları koyarken televizyondaki magazin kuşağında gösterilecek haberlerin kısa tanıtımları yapılmaya başlamıştı. Hep beraber sofraya oturan aile kahvaltı etmeye başlarken televizyonda duydukları isim ile hepsinin gözleri oraya döndü; Kerem hariç, Kerem krepi ile cebelleşiyordu… “Ünlü iş insanı Güven Agah Ilgaz Türkiyeye kesin dönüş yaptığını açıkladı! Ünlü iş insanını kameralarımız havalimanında yakaladı, iş insanı Güven Agah Ilgaz çarpıcı açıklamalar yaptı az sonra!” Bade, dönen görüntülerde adamı incelerken yutkunmadan edemedi. Bu adam çok güçlüydü, kendi ailesinden çok daha güçlü, her şeyi para ile yapabilecek kadar güçlü… Arkada dönen görüntüleri korkuyla izlerken yeğeninin seslenmesi ile tüm dikkati dağılmış ve küçük çocuğa dönmüştü, kendini toparlamak adına seslice yutkunup annesine ve babasına ufak bir bakış atmış ardından yeğenine dönmüştü, “Efendin teyzecim.” Yeğeninin krebi işaret etmesi ile dikkatlice dinledi, “Çilek reçeli ile yemek istiyorum. Sürebilir misin?” Bade hızla kafasını sallayıp çilek reçeli sürdüğü krepi yeğeninin tabağına koymuş ve Keremin onunla ilgilenmesini fırsat bilerek kendi aralarında korkulu gözlerle fısıldaşan anne ve babasına bakarak gözleri ile odasını işaret etmişti. “Anne sana benim odamda bir şey gösterecektim. Kahvaltıya başlamadan gelir misin?” Annesi hızla başını sallamış ve kalkmışken kocasına da kaş göz yapmayı ihmal etmemişti. Torunan dönüp başını okşadı, “Yavrucum biz teyzenle hemen gidip geliyoruz, sen güzelce kahvaltını et tamam mı?” Kerem sevimli bir şekilde elindekinden bir lokma alıp tamam anlamında başını sallamıştı. Bade, hızla odaya girip annesinin ardından kapıyı kapatması ile yatağını oturdu ve ellerini saçlarından geçirerek korkuyla fısıldadı, “Ne yapacağız anne!?” Annesinin de ne yapacağını bilemez bir halde yanına oturması ile onun da hiç bir fikri olmadığını anlamıştı. “Bilmiyorum kızım… Gelmez sandım, tek ailesi olan ağabeyi dört ay önce vefat edince gelmeyen adam bir daha gelmez sandım.” Kızına döndü yaşlı kadın hızla, “Acaba işleri için mi geldi Bade? Kerem ile alakası yoktur belki gelişinin…” Bade dudağını bilmiyorum anlamında aşağıya sarkıtırken mırıldandı, “Tanımıyorum ki adamı, tanısam sonraki hamlesini anlayabileceğim. Yeğenini ister mi, bizde kalmasına sorun çıkarır mı? İnan hiç bilmiyorum anne.” Annesi ile bir kaç saniye karşılarında duran duvarı izlemiş daha sonra ayaklanmıştı, “Şimdilik sakin olalım. Olur da Kerem ile ilgili bir problem çıkartırsa o zaman konuşuruz, bu çocuk dört ayrdır bizimle. Çok istiyorsan o zaman gelseydin dört aydır nerdeydin deriz… Alamaz anne, hiç bir şey yapamaz.” Konuşuyor olsa da içten içe kendi bile söylediklerine inanmıyordu, o adam karun kadar zengindi, bir şeyi isterse alır Bade ve ailesinin onun yanında esamesi bile okunmazdı. Annesi de genç kıza inanmak ister gibi bir bakış atıp kalktı, “İnşallah dediğin gibi olur annem… Ablanı kaybettim, yerine Keremi koydum acım az da olsa hafifledi onunla. Olur da onu da kaybedersem, bir daha göremezsem toparlanamam.”Bade, içinden ben de toparlanamam diye düşündü. Keremi ablasının yerine koymamıştı fakat bu genç yaşında olmayan çocuğu yerine koymuştu. Annesine sıkıca sarılıp salona dönmek için yönlendirdi. Salona girdiklerinde babasının koltukta oturmuş pür dikkat oynatılan haberi izlediğini görmüş, Keremin ise kahvaltıdan önce yaptığı gibi sakince boyama yaptığına şahit olmuştu. Adamın verdiği röportajı dinlemek adına hızlıca koltuğa oturdu, “Agah bey duyumlarımız arasında temelli döndüğünüz haberi yer alıyor.Türkiyeye temelli mi döndünüz?” Bade sorulan soru üstüne adamın havalimanı içinde yürüyerek cevaplaması ile gözlerini devirdi ve içine içine fısıldadı, “Röportaj vereceksen dur. Ayrıca o gözlük ne ya? İnsan kameraya bakarken çıkartır, görgü adap kuralı denen bir şey var.” Sinirle adamı izlerken sesini duyması ile dikkat kesilmişti, “Şimdilik uzun bir süre Türkiyedeyim. Temelli döndüm diyebilmem için hala çok erken.” Bade kendi ile beraber salondakilerin de derin bir nefes aldığını duydu, “Türkiyeye geliş nedeninizin oldukça büyük bir yatırım anlaşması olduğunu söylüyorlar. Doğru mu?” “Evet sebeplerim arasında oda var ancak sadece bundan dolayı gelmedim.” Bade duydukları ile bu sefer sıkıntılı bir nefes aldı, “Dönüş nedeninizi bize de söyleyebilir misiniz?” Asansöre binen adamın son anda kapılar kapanmadan söyledikleri ile salondaki üçlü dondu, “Geç kalınmış bir işim var, onu halletmeye geldim.” Bade hızla babasına döndü, “Baba?” Yaşlı adam, başını iki yana sallayıp elleri arasına aldı. Adamın İngilteredeki işlerini, şirketini ve hayatını bırakmasının tek nedeni Kerem’di bunu anlamamak için salak ya da Pollyanna olmak gerekiyordu. Kızının kendine bakan korkulu gözlerine bakıp torununun hala her şeyden habersiz oyun oynadığını görerek daha fazla belli etmemeleri adına dudakları üzerine işaret parmağını koyup sonra konuşuruz der gibi gözlerini büyüttü. Bade, babasının yaptığı hareket ile her hangi bir planı olmadığını anlamıştı. En az kendi kadar karşısındaki iki çift gözde de korkuyu görüyordu. Kaybetme korkusunu…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD