16. Bölüm +18

733 Words
Kral acil işleri olduğunu söyleyip odadan ayrılırken umarım yeni bir ateş beni sarmaz diye dua ettim. Dışarıda kızgınlığa girmemek için odamdan ayrılmıyordum. Saatler sonra yine ısınmaya başladığımı hissedince bıkkın bir nefes verdim. Hızla banyoya girerek kendimi tatmin etmeye çalıştım ama yeterli değildi. Son olarak soğuk su ile yıkanınca biraz ferahlamıştım. Umarım kral geç gelmezdi bu akşam. Yoksa gidip onu bulmak zorunda kalacaktım. Saatler benim için zor geçerken, Elizabeth'in bugün hiç uğramadığını fark ettim. Acaba kral mı gelmemesini söylemişti? Gelmemesi elbette daha iyi olmuştu ama zaman benim için akmıyordu sanki. En iyisi uyumak diye düşünerek yatağa girdim. Zaten yorgun hissettiğim için uykuya dalmam zor olmadı. Üzerimden çekilen örtü ile homurdandım. Üzerimde sadece iç çamaşırlarım vardı. Soğuk bir el önce alnımı buldu, daha sonra bedenimde gezinmeye başladı. Kral beni sırt üstü çevirip alt çamaşırımı çıkarırken yine ihtiyaçla kasıldım. Gözlerimi yavaşça açınca siyah gözlerine baktım. Eli erkekliğini bir kaç kez okşayıp hızla kadınlığımı bulunca inleyerek kollarına tutundum. Hareketleri sert başlayıp hız kesmeden devam ederken yorgun olduğunu biliyordum. Gece aralıklarla sevişmiştik, şimdi ise verdiği ara ile yine bana gelmişti. Bir süre içime girip çıktıktan sonra beni belimden kavrayıp üstüne aldı. Kontrolü elime alıp yükselip alçalmaya başladım. Dakikalar sonra kasılmaya başladım. İlk kendimi ardından Kralı boşaltınca kendimi yana attım. İkimizin nefes sesleri odayı doldurdu, nefeslerimiz belli bir seviyeye gelince "Ömrümde hiç bu kadar sevişmemiştim ufaklık, çok ateşlisin" diyerek benimle dalga geçti. Biraz homurdanıp "Ben ufaklık değilim" dedim. "Evet o ayrıntıyı unutmuşum" dedi keyifli bir sesle. Şimdi çakacam ağzına bir tane ama koskoca Krala vurmak cesaret ister. Malum adam kızınca kırmızı gözlü canavara dönüşüyor, o yüzden aksiyona gerek yok. Yataktan kalkıp banyoya girdi. Kısa süre sonra belinde havlu ile geri döndü. Üzerini giyinince kapıya yöneldi. "Çok sürmez dönerim. Senin için sıcak su yollatacağım" diyerek kapıdan çıktı. Bıkkın bir nefes verip yataktan indim. Üzerime havlu sarıp yatağın kenarına oturdum. Sıcak su gelince yıkanıp biraz odadan çıktım. Kral dediği gibi erken gelmişti. Bana dışarıda dolaşmayı teklif edince kabul etmiştim. Koşmak bana da iyi gelecekti. Saray dan çıkıp dönüşünce yine gölün kenarına gittik. Bu sefer kral da bana eşlik etmiş, benimle birlikte suya girmişti. Birlikte taşların olduğu yere yüzerken beni bir anda kucaklayıp taşlara yaslamış kısa bir an yüzüme bakıp ardından bana yaklaşmaya başladı. "Artık aşıkların kanını emmiyorum, hatta senin dışında kimseyi emmiyorum" diyerek dudaklarıma yapıştı. Ben söylediğini düşünürken o benim dudaklarımı sömürüyordu. Elimi ensesine koyup öpüşüne karşılık vermeye başladım. Beni nefesim kesilene kadar öptükten sonra boynuma geçti. Elleri popomu sıkıp bırakırken bir anda beni kucağına alıp beni erkekliği üzerine getirip kadınlığıma sürtündü. Başımı geriye atıp inlerken büyük erkekliği bir anda içime girdi. Ellerim soğuk teninde gezerken o hızlı bir şekilde beni beceriyordu. Nefeslerim iyice sertleşmiş aldığım zevkle dudaklarım kulağını bulup kulak memesini emmeye başladım. Kral zevkle hırlayıp kulağını benden kurtarıp dudaklarıma yapıştı. Soğuk su yangınımı alırken boşalmam daha uzun sürmüştü. Kral işine devam ederek sonunda içime boşalınca bir süre ten tene öylece kalmıştık. Bacaklarımı belinden çözünce ayaklarım yere bastı. Kral bana kocaman elleriyle su atarken bende çığlık atmaya başladım. Daha sonra kurduma dönüşüp suya dalıp çıkınca tüylerimi sallayıp bende onu ıslattım. Bir süre birbirimizle boğuştuktan sonra mutlulukla gölden çıktık. Tanrım çok mutluyum. 3 hafta sonra Gece sabaha kadar dönüp durmuş, bedenime giren tuhaf sızılarla iyice bunalmıştım. Sabaha doğru mide bulantısı ile uyanıp hızla banyoya koştum. Bir kaç kez öğürsem de kusmamıştım. "İyi misin Perla?" diye soran kral beni kolumdan tutup ayağa kaldırdı. Başımı olumlu anlamda sallayıp elimi yüzümü yıkadım. Odaya dönünce "Birazdan doktor gelecek " diyerek yatağın kenarına oturma mı sağladı. Kısa süre sonra doktor gelip beni muayene etmeye başladı. "Hanımefendi hamile majesteleri" diyen doktorla kral ile birbirimize baktık. Elim istemsizce karnıma giderken derin bir nefes aldım. Doktor bize bilgi verdikten sonra baş başa kaldık. İkimiz de bu bebeği bekliyorduk ama yinede şaşırmıştık. Nedenini bilmiyorum ama Kralın benden uzak duracağını düşündüğüm için üzgün hissediyordum. Sanki aramızda ki tüm büyü bozulmuş gibiydi. Buraya geleli 3 ay olmuştu, krala alışmıştım. Düzenli seks hayatına, onunla bir çok şeyi paylaşmaya alışmıştım. "Bana bu mutluluğu yaşattığın için teşekkür ederim" diyen kral ile derin bir nefes aldım. "Umarım bebeğimiz, oğlunun hayatını kurtarır" "Kurtaracağını biliyorum" "Öyle umuyorum" "Artık daha dikkatli olmalısın. Ben yokken yanına Elizabeth'in gelmesini sağlayacağım" "Bunaltmana gerek yok onu" "Bunalınca gezer gelir onu düşünme" "Sen bilirsin" dedim. Şimdiden sonra nasıl bir ilişkimiz olacağını bilmiyordum ama umarım benden uzaklaşmazdı. Onun ne hissettiğini bilmiyordum ama onu görünce kalbimin heyecanlandığını biliyordum. Durumun bu noktaya geleceğini tahmin ediyordum ama olunca ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Kendimi gerçekten bir çıkmazın içinde hissediyordum...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD