Elinde bir silahla duruyordu, o silahın tetiği ise az önce bana saldıran adamın kafasındaydı. Elimi kalbime yerleştirerek Ilgaz'ın geldiğine defalarca şükrettim. Rahatlamanın verdiği hisle derin nefes alıp verdim. "Abi ben..." "Şşş..." dedi Ilgaz sakince. Bense arabanın içinden çıkmış çıplak ayaklarımla Ilgaz'ın yanına doğru ilerlemiştim. Bir insanın elinde silah görmek, dahası bu silahı birine doğrulttuğunu görmek normalde olsa beni korkuturdu ancak şu an hiç korkmuyorum. Tek korktuğum Ilgaz'ın o tetiğe basması olurdu. "Abi yemin ederim ben..." "Kes lan sesini!" kendine çevirip karşısındaki adama kafa attı, silahı beline yerleştirip sağ kolunu büktü ve kemik sesi kulaklarımı doldurdu. Aynı şeyi sol koluna da uygulayıp belindeki silahı alarak adamın boynuna yöneltti. "Bu iş bura

