Han, üç gündür düşünmekten ne yapıp ettiğini bilmez bir halde şantiyeleri gezmiş, kafasını düşünmemek için sürekli meşgul etmeye çalışmıştı. Şimdi de odasında başını dosyalara gömmüş, projeleri gözden geçiriyordu. Ama ne yaparsa yapsın aklından Naz'ı çıkaramıyordu. Kapısının çalınmasıyla suratını ekşitti. Tan, neler olup bittiğini öğrenmek için sürekli peşindeydi. "Gel" "Müsait misin Patron?" diyerek enerjik bir gülümsemeyle kapıda beliren Engin'i görünce rahatladı. Bu adamdaki neşeyi tüm Türkiye'ye dağıtsa ülkede bir tane mutsuz adam kalmazdı. Engin, Han'ın ters bakışları arasında sandalyeye oturup kupasını sehpaya bıraktı. 'Patron' yakıştırmasından nefret eder, kullanılınca sinirlenirdi. Engin'in damarına bastığını bilerek geriye yaslandı. "Han, şu ev meselesinde gelişmeler var. Bir

