Han, restorandaki meraklı bakışlar arasında önündeki bir bardak suya bakarken içinden 'Hayvan herif! Hayvansın oğlum! Ne gereği vardı? Tatmin oldu mu o yere göğe sığmaz gururun?' diye kendine saydırmakla meşguldü. Yüzünü buruştup ağır ağır ayağa kalktı. Etrafındaki meraklı gözlere meydan okurcasına baktı. 'Herkes kendi işine baksın.' der gibiydi. Garsona hesap işareti yapınca dibinde bitiveren garson gülümsedi. "Bu masanın hesabı ödendi efendim. Afiyet olsun." diyince sinirleri iyice gerildi. Hızla restorandan çıktı. 'Belki hala gitmemiştir.' diye geçirdi içinden. Sonuçta birlikte gelmişlerdi. Restorandan çıkınca dikkatle etrafını süzdü. Kimseyi göremeyince arabasını istedi. Valeden arabasını alınca bir an Naz'ın evine gitmeyi istese de bu fikrinden vazgeçti. Şu an ne Han sağlıklı bir

