Naz, restoranın önünde durup karşısındaki arabaya bakarken aslında endişeliydi. Han, elbette ki arabadan inip burada hazır bekleyen taksilerden birine binebilirdi. Bir işe yaramayacağını bilse de arabanın anahtarını da almıştı. Bir süre sonra arabanın kapısı açılınca nefesini tuttu. Kendisine doğru gelen Han'la rahat bir nefes alıp anahtarı valeye verdikten sonra birlikte restorana girdiler. Kendilerini karşılayan başgarson, bir an afalladı. Hayatta bir araya gelmeyecek iki kişiyi yan yana görmüş gibiydi. Sonra kendisini toparlayarak gülümsedi. "Buyurun Naz Hanım, masanız hazır." deyip önden yol gösterdi. Oturdukları masa, güneşin batışıyla birlikte kendilerine muhteşem bir manzara sunuyor, şehir ayaklarının altındaymış hissi veriyordu. Naz, oldukça tuhaf ve tedirgin hissetse de Han, ol

