Ahad: Helin gözlerini açtığında yüzündeki şaşkınlığı gördüm. Yataktan fırlamak istediğinde kaslarının acıyla kasıldığını, o ince bedeninin titrediğini hissettim. Yanına koştum, kollarını tuttum. “Helin, sakin ol. Benimlesin,” dedim. O an gözlerime baktı. Kaşlarını çattı, sesi buz gibiydi: — Gelinliği kim çıkarttı? Sanki bıçak saplanmış gibi oldum. Ama gözümü kaçırmadım. Meydan okur gibi söyledim: — Ben çıkarttım. Bıraksaydım sabaha kadar gelinlikle mi uyusaydın? Bakışı delip geçiyordu. İçimde koca bir kırgınlık düğümlendi. Kendi sesim bile yabancı geldi kulağıma: — Korkma. Hiçbir şey olmadı. Sustu. Sessizliği beni paramparça etti. Yavaşça kalktı, banyo var mı diye sordu. O an elimden gelen tek şey, onu rahat ettirmekti. — Koridorun ucunda. Valizde her şey var. Şofbeni yakarım sana

