Helin’i bırakıp fırladım. Elimi belime attım, silahımı kavradım. Bütün adamlarımız, silahlarını çekmişti. Arkama döndüğümde bir adamın Helin’in kollarını tutup zorla çekmeye çalıştığını gördüm. Helin adamın kolları arasında çırpınıyor karşı koymaya çalışıyordu. O an hiçbir şey düşünmedim; sadece hareket ettim. Çılgınlar gibi koşmaya başladım. Helin: Düğün aniden silah sesleriyle bölünmüştü. Panik ve korku birbirine karışmış, herkes sağa sola kaçışıyordu. Birden, adamın biri kollarıma mengene gibi yapıştı; beni zorla koridora doğru sürüklüyordu. Direndikçe bileziklerim kollarımı çiziyor, acı içinde kıvranıyordum. Adam baş edemeyince, beni omzuna aldı; tepiniyor, omuzlarını yumrukluyordum ama titretemiyordum bile. O an karşıdan Ahad’ın koştuğunu gördüm. Silahını çekmiş, ateş etmeye hazır

