HELİN: Ahad karşımda, kıpkırmızı bir yüzle avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Beni neden buraya getirdiği şimdi anlaşılmıştı. Kimse araya girmeden bana rahat rahat bağırmak istiyordu. Ama bu sefer farklı bir şey vardı: Ondan korkmuyordum. O sustuğunda gözlerimi kıstım: ‘Ben kimsenin köpeği değilim, evcil hayvan olmadığım için sahibim de yok. Ama çok merak ediyorsan söyleyeyim oraya keyfimden gitmedim. Ben gitmeseydim Şermin tek başına gidecekti. Tek başına gitseydi o Adem denilen adam kim bilir ne yapacaktı!’ Sesim sertti ama henüz kontrolümü kaybetmemiştim. Ahad’ın kafede oturduğu kadın aklıma gelince bu kez kıskançlık benim gözümü bürüdü, ben de bağırmaya başladım: ‘SEN BANA HESAP SORACAK DURUMDA MISIN HA SÖYLE BAKALIM! BENİ KONAĞA TIKIP İŞE GİDİYORUM AYAĞINA ELİN KADINLARIYLA KAF

