3. Bölüm: Dalsız Sonbahar Yaprağı.

1108 Words
Aralık pencereden odaya sızan, yakamoz ışığı uyku halindeki bedenime kucak açtı. Gözlerimi bir kaç denemenin ardından araladım. Harelerime ilk ilişen, başımdaki beyaz giyisili kadın oldu. Başımda dikilip, koluma bağlı seruma ilaç enjekte eden kadın uyandığımı fark etti. Yüzüne şartlandırılmış bir gülümseme yayıldı. "Kendinizi nasıl hissediyorsunuz Derin hanım?" Hemşirenin sorusunu kendime yönelttim. Nasıldım sahi? Sol kolumdan bedenime yayılan kuvvetli ağrıyı saymazsak iyiydim. "N-ne oldu b-bana?" Dedim, zorlanarak. Boğazım yanıyordu adeta, konuşacak takatim dahi kalmamıştı. İnsan kendine acır mıydı..? Ben acımıştım. "Ben doktora haber vereceğim. Lütfen ben gelene kadar kendinize yeniden bişey yapmayın." Deyip, acele ile fırladı hemşire odadan. Giderken kapıyı açık bırakmıştı. Sarışın orta yaşlardaki hemşirenin sözleri, bıçak gibi saplandı göğsüme. Kendinize bişey yapmayın. Yeniden. Lütfen kendinize yeniden bişey yapmayın. Bişey..? Zihime düştü ard arda yaşadıklarım. İlaçların etkisi ile bilinç altıma kilitlenen anılar tek tek çıktı karşıma. Ömer'in yalanları... Berdel... Gidişi... Kriz geçirmem... Ve kan... Asla unutamayacağım o kan kokusu. Kendi kanımın kokusu, kendi ellerime sinmişti. Hangi sabun, hangi esans çıkarırdı elimden bu kokuyu? Ben kendi canıma kıydım. Gözümü kırpmadan. Sol gözümden bir damla süzüldü çeneme. Sargılı koluma kaydı bu kez gözüm. Ah be Ömer, saçının teline kıyamadığın, canına kıydı. Yeni bi krize girmemek için ağlama güdümü frenledim. Odaya doktor ve ardı sıra annem ve Hazan girdi. Doktor bi kaç kontrol yaptıktan sonra annemle beraber odadan çıkmıştı. Annemin bana bakışları içime oturmuştu. Korku, acı ve öfke barındıran irislerini, ilk kez bu kadar kasvetli görmüştüm. El bebek gül bebek kendi başına büyüttüğü kızı ölümden dönmüştü kadın haklıydı. Ben annemi bile düşünemeyecek kadar kendimden nasıl geçmiştim. Ben kendimden geçmemiştim aslında ben sadece sevmiştim. Çok sevmiştim. Hazan sandalye çekip, oturdu yanıma. "Seni öldürmemem için geçerli bi sebep söyle. Hızlı ol daha Ömer'i bulup, sen bu hala gelmişken o hangi cehennemde onu öğreneceğim. Gerçi yanında olmadığına göre kesin durumunun sorumlusu o. Ömer'i öldürmemem için bi nedene ihtiyacım yok, zira öldürmem için çok neden var. Nerede o enişte bozuntusu adam?" Dedi, nefes almadan. Soluksuz konuşması nefesini kesmiş olsa gerek nefes almak için sustu. Onca dediği şeye verecek tonla cevap olabilirdi lakin ben soru ve cevaplardan ziyade sonuçla ilgileniyordum. O gitti. "Ömer, gitti." Dedim. Amacım Hazan'a cevap vermek değildi. Kabullenmekti. Gittiğini kabul etmek. Sindirmek belki de. "Hah?" Hazan şaşkın ördek gibi bana bakıyordu. "Neden gitti? Nereye gitti?" Hazan sorularını sıralarken, susmayacağını bildiğimden olanları anlattım tek sırdaşıma. Her söylediğim sözde, şaşkınlıktan dilini yutmuştu geveze arkadaşım. Hazan elimi tutup, destek olmak adına hafifçe sıktı. "Ömer yalan söylemiş hatalı ama düzelteceğim demiş sana. Sana verdiği tüm sözleri tuttu o enişte bozuntusu." Beni teselli ediyordu kendince lakin haberdizdi göğüsüme batan kalp kırıklarımdan. "Anlamıyorsun beni. Sevdiğim adam, kocam başkasıyla evlenecek." Dedim pürüzlü çıkan sesimle. "Ve sende savaşmak yerine ölüme sığındın ha Derin?" Dedi. İnanamadığı bariz belliydi sesinden. "Bi an tereddüt etmedim Hazan. Bi gram acı hissetmedim son ana kadar. Çünkü ben, Ömer o kapıdan çıktığı an öldüm. Soluksuz kaldım, boğuldum." Deyip, başımı pencereye çevirdim. "Onsuz kalmak ölüm diye kendini öldürmeye kalktın yani? Her türlü ölen sensin gerizekalı!" Dedi, sona doğru sesini yükselterek. "Ne yapsaydım bayan çok bilmiş? Gidip kumamla güzel güzel yaşasa mıydım? Ömer'in onca yalanını siniye çekip, onun için savaşmamı bekliyorsun. Saçma" Dedim. Bıçak kadar keskindi ses tonum. O bıçaklar hedefsiz ve başıboştu. Savruldular fütursuzca etrafa. "Asıl saçma olan bu devirde kan davası olması, berdel yapılması, asıl saçmalık bunlarken sen Ömer'in bunları gizlemesine mi takılıyorsun?" Bu kız hep haklı olmak zorunda mıydı? Haklıydı. Yine. "Yani, ne yapmamı öneriyorsun?" Çok geçmeden havada takılı kalan sorumu yanıtladı Hazan. "Onu affet demiyorum yanlış anlama. Ben bile affetmeyeceğim seni bu hale getirdiği için." Alt dudağını yaladı ve ekledi. "Midyat'a git. Onsuzluk nefessiz kalmaksa...Onun yanında nefes al. Midyat'ı ona cehennem et. Derin Belen'sin sen. Asi, başına buyruk, dediğim dedik, hep burnunun dikine giden kızsın. Susma sesini duyur yine. Ömer size çok emek verdi belki de sıra sendedir." Bariz kararsızlıkla söylediği sözler, beynimi bulandırdı. Hazan da emin değildi sanki ama ölmemdense bi umuda tutunmamı istiyor gibiydi. Ve o umut içime işleyen zehrin ta kendisiydi. Her zehrin panzehirinin, o zehrin için olduğu gibi. Ortamdaki kasvetli havayı dağıtmak için konuyu başka noktaya çektim. "Derin Belen dedin. Derin Derhan'a noldu?" Sesimdeki alay dolu tını Hazan'ı gülümsetti. "Enişte bozuntusunu affedersen, Derin Belen Derhan hazretleri demeye devam ederim." Dedi gülerek. Bende eşlik ettim gülüşüne, içimde kopan fırtınalara tezat kahkahalar savurdum. Kanayan yerlerime tuz niyetine güldüm. Hazan'la tatlı atışmalarımız devam ederken, odaya annem de gelmişti. Annem, gözüne düşen bulutlara tezat beni güldürecek şeyler anlatıyordu. Hiç soru sormamasını yadırğamadım. Hazan'dan alacaktı haberleri kesin. Bu duruma rağmen beni bunaltmak istemiyordu. Zaman akıp, giderken. Doktor tekrar gelmiş, yarın sabah hastaneden çıkabileceğimi söylemişti. Ha bi de psikolojik destek almam gerekiyormuş yoksa bu durum tekrarlanabilirmiş. Annemin ısrarları sonucu destek almayı kabul etmiştim. Annem ve Hazan konuşmaya devam ederken, vücuduma çöken ağırlıkla gözlerimi yumdum. Sanırım ilaçlarla alakalıydı. Belki de uyumak sahte gülüşlerden daha cazipti. 3 gün sonra... "Uzunlar yanıyor arabamızda, bu ışık hepimize fazla geceyi delen." Arabanın randosundan yankılanan şarkıya eşlik ederek sürmeye devam ettim. Siyah güneş gözlüğünü, gözümden kaldırıp saçıma geçirdim. Hava oldukça sıcaktı lakin pencereden çıkardığım elimi, okşayan meltem iyi hissettiriyordu. Hala sargılı olan kolumu tekrar pencereden içeri soktum. Çok fazla dikiş atıldığı için dikişin alınmasına daha vardı. Midyat'ın geniş sokaklarında ilerlerken. İnternetten ayarladığım otelin önünde arabayı park ettim. Bagajdaki bavulumu alıp, odaya çıktım. Bavulu, odaya gelişi güzel koydum. Çok yorgundum ama dinlenme zamanı değildi. Soluklanmak için yatağa oturdum. Oda da otel gibi kerpiçten yapılmış, Midyat'a yakışır detaylara sahipti. Odadan çıkmadan önce odadaki boy aynasından aksime baktım. Mavi diz üstü elbisemin, üst kısmı dar belden aşağısı salaştı. Sarı saçlarımı sıkı bi at kuyruğu yapmışım. Makyaj yapmamıştım, sadece dudağımda pembeye çalan bir lip balm vardı. Genel olarak iyi görünüyordum. Çökmüş göz altlarım ve ruhsuz bakışlarımı saymazsak tabi. İyiydim. Otelden çıkış yaptım. Arabayı almadan, Midyat'ın yabancı sokaklarına bıraktım kendimi. Her yerden o çıkacak gibi hissediyordum. Neydi beni bu denli telaşa koyan? Zaten onun için gelmemiş miydim Midyat'a? Kendi tutarsızlıklarımı es geçip, hızlandırdım adımlarımı. Onsuz geçen koca 3 gün. Nefes almadan geçen 62 saat. Ciğerlerim dolana kadar temiz havayı içime çektim. O bu şehirin herhangi bi sokağındaydı. Bana bu sokak kadar yabancıydı artık o. Ben ise dalsız kalmış sonbahar yaprağıydım. Girdiğim bir ara sokakta yer oturmuş çekirdek çıtlatan kadınlar vardı. Kınayan bakışlarının hedefi ise benden başkası değildi. Otel de dahil olmak üzere bu şehre ayak bastığım andan itibaren bu bakışların hedefiydim. Ömer'e cehennem etmeye geldiğim şehir, bunu sezmiş gibi beni yakmaya meyilliydi. Kahvenin her tonunu barındıran sokaklarda yürümeye devam ederken, gözüme bi kalabalık ilişti. Coşkuyla halay çeken kalabalıktan, bir meltem esti yüzüme. Sıcaktan kavurulan bedenimi sarmaladı serin rüzgar. Beni çeken güdüye itaat edip, kalabalığa karıştım. Yabancı simaların içinden sıyrılıp, yürümeye devam ettim. Onca yabancı simanın arasında dolanan harelerim parçasını buldu ansızın. Gördüğüm gözler, her detayını ezbere bildiğim harelerdi. Ezberlerimi bozan adamın, ezbere bildiğim gözleri kalabalıktaki beni fark etmedi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD