Ertesi sabah, Ekim ve ben, kale odamızın huzurlu atmosferinde güne başladık. Yataktan kalktığımda, odamıza nazikçe süzülen güneş ışıklarıyla aydınlanan Ekim'in yanına yaklaştım. Ellerimiz hala birbirine dolanmıştı, bu sabahın bize getireceği her şeyi birlikte karşılayacağımızı hissediyordum. Kale hizmetkarları günün ilk ışıklarıyla birlikte içeri girdi ve günün programını bize iletti. Krallık işlerim ön plandaydı; kale yönetimi, politik meseleler ve günlük idari işlerle ilgilenmeliydim. Ekim ise, köylülerle ve kale halkıyla ilgileniyor, onların ihtiyaçlarını dinliyordu. Onun liderlik yetenekleri ve insanlarla kurduğu samimi iletişim, kalenin sosyal dokusunu güçlendirmemize yardımcı oluyordu. Gün boyunca odamız arasında gidip gelerek, birbirimize destek oluyor, fikir alışverişinde bulunuy

