4.Bölüm

1874 Words
Çarpışmanın etkisiyle Nazlı ah diyip kafasını tutarken Asil iyi misin diye sordu Nazlı gülerek of ya baya acıdı diyip kaldırınca kafasını oldukça yakın bir mesafeden birbirlerinin yüzüne bakıyorlardı Asil tedirgin bir halde anlına baktı " kızarmış çok acıyor mu?" Önemli bir şey değil geçti diyip "sen iyi misin?" ben hissetmedim bile. Tekrar telefon çaldı arayan Cansu konuştuktan sonra. Asil " nereye gidiyoruz " Nazlı " dedemin bağ evi var az kaldı tepenin ardında çocukluğumuzun en güzel anıları burda geçti diyebilirim? Vardıklarında Cansu Nazlı'nın aklını görünce tedirgin oldu Nazlı -kafami çarptım -nasil ya iyi misin deyip sarılınca -ya sen aradığında telefonum düştü bende kaldıracaktım yerden Asil ile birlikte eğildik ve çarpıştık dediğinde Cansu biraz rahatladı ve "sen içeri geç dinlen biz de poşetleri alıp gelelim diyip arabadan poşetleri alınca Cansu -Asil kusura bakma senle alakası yok tepkimin ama Nazlı için kaza konusu hassas daha önce küçük bı olay yaşadık ve şoka girdi bir hafta kendine gelemedi o yüzden araba kullanmaz ve hız sevmez. Asil -Anlattığın için teşekkür ederim daha dikkatli olurum ama gerçekten kafamız çarpıştı onun ki biraz hassas sanırım hemen kızardı. İçeri geçtiklerinde şömineyi yakan Cansu ve Ömer yemek hazırlığı yaparken Nazlı ve Asil etrafı gezmeye çıkmıştı. Asil -iyisin de mi? Nazlı -tabiki iyim abartmayın Asil -hoşuna gitmeyen bir durum olursa bana söyle olur mu? Nazlı -nerden çıktı şimdi bu? Asil -senin sınırlarını bilmek istiyorum tanımak istiyorum Nazlı -beni tanıyor gibi davranıyorsun zaten ve ben gerçekten hoşlanmadığım bişey olursa söylerim içimde tutmayı pek beceremem. Asil ona bakarken Nazlı ona küçükken ektiği erik ağacını gösterdi"bu fidanla aynı boyda olduğum gün fotoğrafım var karşıdaki de Cansu'nun " Asil onun yine konuyu kapatma girişimini farketsede "ne güzel demek çocuk Nazlı bunu ekerken bir gün benimle onun gölgesinde oturacağını da hayal etmiş midir? Nazlı " çocuk Nazlı'yi tanısan bunu asla demiyeceğini bilirdin çünkü ben aşırı yaramaz ve serttim " . Asil "asla inanmam" "peki yemekten sonra sana kanıtlarım"diyip içeri geçtiler . Asil ile Ömer verandada yaptıkları ızgaraları içeriye getirince Nazlı ve Cansu sofrayı ve salatayı hazırlamışlardı. Nazlı ve Asil yanyana oturmuştu. Asil önce Nazlı'nın tabağını hazırlayıp önüne koyunca Nazlı "bu benim mi?" Asil "evet" Nazlı" ben bunu asla bitiremem ziyan olur iki parça yeter" Asil -"ya çok güçsüz duruyorsun yürüdüğünde dizlerin kırılacak sanıyor insan ye lütfen " Cansu gülerek " oh içimi rahatlattın yemiyor ya hiç birşey yediği gibi de hemen spor yapıyor bence de az daha kilo almalısın" Nazlı -tamam yemeye çalışacağım uğraşmayın benimle . Bu arada bizim erik ağaçları ile resmimiz vardı nerde acaba? Cansu -ya ne günlerdi sen büyük ağaçlara tırmanıp düşme diye dedem herkes kendi ağacını büyütüp ona tırmanacak demişti . Asil -ağaca mi tırmanırdı asla inanmam Cansu - düştüğünde kolu kırıldı o yüzden fidan ektik ve hatta o alçılı koluyla fotoğraf çekindik. Şimdi kibar olduğuna bakma komşunun torunuyla evcilik oynadık o kafasına taşı yapıştırdı çocuk kanlar içinde kaldı. Asil -Nazlı'dan bahsediyorsun de mi Nazlı -ama hakketti o Cansu -garibim ne ağlamıştı ruhsuz sende çocuk sana aşıktı Asil ağzına götürdüğü suyu yutamadan öksürdü Nazlı " iyi misin " derken bir yandanda sırtına vurdu. Asil "pardon bı an boş bulundum" kaç yaşındaydınız ne aşkı " bu sorular Cansu'nun hoşuna gitmişti demek kıskandı diyip hemen devam etti " çocuk hep evcilik oynarken Nazlı anne ben baba olurum derdi ve bence hala aynı bı kaç yıl önce yine görüştüğümüz de hayran hayran bakıyordu" Nazlı -saçmalama ne aşkı el kadar çocuk o öylesine derdi bende sinir oldum attım taşı çarptı ama ben isteyerek zarar vermedim. Asil -en son ne zaman görüştünüz ki hala hayran dedinya Cansu ay kıyamam çocuk hala orda diyip masanın altından Nazlı 'nın ayağına vurup " bı kaç yıl önce ama unutmuştur bence artık bizimki kimseye kolay kolay yüz vermez Nazlı -artik konuyu kapatalım mi ? biraz yürüyüş yapsak yemekten sonra Cansu - siz çıkın bız burayı toplar geliriz Asil ile Nazlı çıkıp yürüdüler Asil - daha önce aşık oldun mu? Nazlı -aşka inanmam Asil -neden Nazlı -daha önce kaç ilişkin oldu Asil biraz şaşırarak dürüst olarak "iki dedi ama çok uzun zaman önce ergenlik döneminde ve üniversite de bir kişi olmuştu" derken yüzünü kaldıramamıstı. Nazlı hoşuna gitmese de " onlarla yaşadığının aşk olduğunu düşündüm mü o zamanlar" Asil -bu konuyu kapatsak mı bunları sana anlatmaktan rahatsız oluyorum Nazlı - peki neden ayrıldın Asil -ilkinde çocuktuk nedenini bile hatırlamıyorum ikincisi birbirimizi tanımıyorduk bile çok kısa sürmüştü. Nazlı -Ben işte bunu anlamıyorum dışardan görüp beğenip ilişki yaşayıp sonra ayrılıyorsunuz oysa aşk bu değil ki. Günümüzde yaşanan bir çok ilişki bu şekilde yaşanıyor ve sonuç mutsuz kullanılmışlık hissi yaşayan bir yığın insan. Cinsel dürtü ve ihtiyacın karşıda tatmini ile yaşanan ilişkilerin adı aşk oldu. Oysa aşk yanındayken dokunmadan sevemktir gözün gözüne dediğinde ona doymaktır onu tüm kusurları ile hataları ile kabul etmektir aksi aşk değil sahip olma arzusudur. Asil biraz utanarak -çok açık sözlüsün bunları senin söylediğine inanamıyorum ama bir çok konuda haklı olduğunu düşünüyorum Nazlı -mesleki deformasyon diyelim diyip gülünce Asil -peki hiç beğendiğin biri oldu mu? Nazlı -evet hatta bı ara onunla görüşmek için çok girişimim oldu Asil tedirgin olup peki o sana karşı bişey hissediyor muydu? Nazlı kahkaha atarak -adamın varlığımdan bile haberi yoktu -neden ki -çünkü asla ulaşamayacağım biriydi -kimdi söylesene Nazlı derin bir nefes alarak "Ediz Hun" Asil duyduğuna inanamayarak kahkaha attı "nasıl yani" Nazlı -zeka insana ayrı bir karizma katıyor ve adam tam anlamıyla tüm kriterlerimi taşıyordu hem aşırı yakışıklı ve kibar hemde zeki bir adamdı. Asil - çok farklısın bu söylediklerini daha önce kimseden duymadım ve şuan benimle ilgili fikrini deli gibi merak ediyorum Nazlı -hadi gidelim mi diyip hızlı adımlarla eve doğru yürüdü. Asil -hey kaçar gibi gitme yoksa benden hoşlandığını düşünürüm Nazlı arkasını dönmeden duraksayıp " istediğini düşünebilirsiniz" Asil -bence bu şekilde kaçman dediğimi kanıtlıyor hemde yüzüme bile bakmadan söylediğine göre Nazlı geri dönüp -ben zaten çoğu zaman insanların yüzüne bakmam ki Asil -evet ilk carpismamizda bakmamistin ve sana sinir olmuştum bir sürü şey saydırdım arkandan Nazlı -ne zaman çarpıştık Asil -otelde dedenle ilk geldiğiniz gün koridorda çarpıştık yüzüme bile bakmadan pardon diyip hızla uzaklaştın. Nazlı -gercekten sen mıydın? Desene duam kabul olmamış -ne duası -ben telefon konuşmam bitince hızla koridordan çıkarken adamın birinin kucağında buldum kendimi ve çok utandım ve o adamı bir daha görmemek için dua ettim.oysa adam 5 dakika sonra tanıştığım adammış diyip gülünce Asil - bunlar ilahi işaret derken imalı bir gülüş ile yüzüne bakınca Nazlı -sen arkamdan ne saydırdın Asil - yabani, insanlarla nasıl konuşmasını bilmeyen ukala dedim Nazlı kahkaha atarak " ne güzel ilahi işaretmiş" diyip alaylı gülerek "hadi gidelim "diyip tekrar arkasını döndüğünde Asil arkasindan yürümeye başladı ve hala konuşmaya devam ediyordu -sen kaçtıkça ben hep içimden geçenlerin doğru olduğunu düşüneceğim bunlar hepsi ilahi işaret ve sen benden hoslaniyorsun hatta bana tutulmaktan korktuğun içinde kaçıyorsun" Nazlı yürümeye devam ederken " sende baya kibirliymissin ama şunu bil Asil Ağa ben kimseden çekinmeden hissettiklerimi söyleyebilen biriyim ama sabrımın sınırları var zorlanmasından hiç hoşlanmam" Asil hızla önüne geçerek " neden Asil Ağa dedin" Nazlı - çünkü bugüne kadar seni reddeden olmadığı belli her istediğini almışsın ama ben onlardan biri değilim ve beni tanımıyorsun bu şekilde beni dize getireceğini saniyorsan yanılıyorsun Asil -çok açık sözlüsün bu oldukça güzel ama sende beni tanımıyorsun ben her istediğini şımarıklığı ile elde eden biri değilim ve emek veririm beklerim ve benim sabrımın sonu da yoktur gerekirse on yılda beklerim Nazlı - bence hiç sabırlı değilsin sen öyle sanıyorsun beni daha taniyali 4 bilemedin 5 ay oldu ama hep ima ettiğin şeyler var -ima ettiğim neyler var? -bunu benden duymak mı hoşuna gidecek o zaman söyleyeyim senin benden etkilendiğinin farkındayım ve bunu görmezden de gelmedim seni reddetmedim sende bunun farkındasın ve beni sınıyorsun Asil -sen neden bu kadar duygusuzsun peki Nazlı ilerdeki ağacın altına geçip sırtını dayadı ve Asil de tam karşısındaki ağaca aynı onun gibi sırtını dayadı. Nazlı -ben duygusuz değilim aksine duygularımı en uçlarda yaşarım sevgim de nefretim de keskin çizgilerle ayrıdır. Ama sana karşı sessizliğim seni tanımaya çalışmakla alakalı tamam istediğim bir çok kriter sende mevcut ama bazı şeyler için zamana ihtiyaç var. Annem ve babam tanıştıkları gibi birbirlerine aşık olmuşlar ve annem sabırla babamın ona duygularını açmasını beklemiş ve bu bekleyiş üç yıl sürmüş. Asil -seni zorlamak değil ki amacım sadece içimde patlayan volkanların minik kıvılcımları dışarı taşıyor ben seni 5 ay önce gördüğüm de değil küçükken de sevmiştim. Nazlı -nasil çok küçükken nasıl bunu düşündün Asil -sana hatırlatmak istemesem de sen bize geldiğinde seninle oynuyorduk ve sana gelin olmak ister misin diye sordum sende olur dedin sonra ben seninle evlenicem dedim sende o zaman sen bize gel dedin oyuncaklarımı bırakamam bende tamam dedim Nazlı -ben bunu hiç hatırlamıyorum ama çok komik sen nasıl bir çocukluk yaşadın ya iç güveysi gelecekmişsin diyip birlikte gülüşütüler. Asil -simdi yine gel dersen gelirim Nazlı -tamam birgün olurda seninle evlenmeye karar verirsek sen bana taşınırsın dediğinde Asil - o zaman evlilik teklifini kabul ediyorum Nazlı - çarpıtma öyle bişey demedim ama böyle devam edersen rüyanda görürsün diyip hızla kalktı. Asil -hemen peşinden kalkıp tamam sakin ol çocukluk aşkım Nazlı -hey sakın başkasının yanında bunu deme Asil -merak etme senden başkası bunu duymayacak Nazlı hızla yürüyerek hadi çok soğuk burda dondum gidip ısınalım. Asil arkasından giderken içi huzur doluydu kesinlikle ona karşı hisleri vardı emindi ama bekleyecekti Nazlı 'nın dediği gibi sabırlı olmaya karar verdi ..... Bir hafta sonra dedesi İstanbul'a gelince akşam yemeğine Asil de onlara katılmış ve hastane inşaatı son hız devam ederken dedesi Asil'in kendi işini kurmasini takdir ile dinliyordu.Asil okuldan arkadaşı ile birlikte finans ve yatırım danışmanlığı üzerine iki ayaklı bir ayağı New York diğeri istanbul olan gelişmiş sistemli şirketini anlatıyordu. Nazlı da bir ara onu izlerken Asil ona bakıp duraksayıp yutkundu ve hemen yaşlı adama döndü evinde onun toruna bakmak çok doğru bir davranış değildi. Akşam ayrılırken vedalaşıp hiç Nazlı'ya bakmadan gitmişti. Nazlı çok şaşkındı ama Cansu daha şaşkındı ve Nazlı'ya sordu" aranız mi bozuk" Nazlı dudağı bükerek bilmiyorum der gibi işaret yapınca dedeleri uyumak için odasına gitti ikisi televizyon izlemek için oturdular ve evdeki görevli "benim işim bitti tam çıkıyordum kapıda misafiriniz arabada bekliyor ve siz telefonunuza bakmamışsınız" Nazlı hemen telefonunu alarak kadına teşekkür ederim siz çıkabilirsiniz dedi... Asil defalerca aramış ve acaba yanlış mı anladı diye üzülmüş kapıdan da ayrılmamıştı. Nazlı hemen geri döndüğünde Asil -neden açmıyorsun çok korktum Nazlı -neden aradın ki az önce yüzüme bile bakmadın Asil -dedenin yanında rahat olamazdım adamın evinde torununa mi bakacaktım hiç doğru bir davranış değil bizim bir ilişkimiz olsa elbette göğsümü gere gere seninle ilgilenirdim ama böyle kimim ki ben ne sıfatla sana yakın davranacaktım Nazlı -Yakın davranmaya zaten bende izin vermem ama insan bı iyi geceler der sen ortaya diyip kaçtın Asil -gercekten gerildim ve utandım ve korktum seni kaybetmek istemiyorum Nazlı -önemli değil bunu kafana takma ve rahat ol ben bunu sorun etmem yarın görüşürüz iyi geceler. Asil -yarin kesinlikle görüşürüz seni çıkışta alırım olur mu Nazlı -olur Asil -iyi geceler çocukluk aşkım Nazlı duyduğu gibi telefonu kapattı çünkü Cansu çok merak ettiği için kulağının dibinde onları dinledi. Cansu -adam çok düşünceli değil mi? Nazlı -öyle sanırım Cansu -peki çocukluk aşkım ne? Nazlı -duymasan şaşardım zaten. Küçükken bana evlenelim demiş bende sen bizim eve gelirsen olur demişim o da tamam demiş falan. Cansu -çok romantik lan bu Nazlı -oo yine başladık ben yatıyorum iyi geceler Cansu -iyi geceler tatlım bu çocuk olur bence Nazlı odasına geçip yatağına uzandığı da olur belki deyip uykuya geçti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD