Nazlı mahcup ve utangaç bı tavırla" kalksak mı" diyince Asil "olur" deyip kalktılar ve arabaya binince Asil'in gözüne bakamadan başını önüne eğip parmakları ile oynayarak "ben daha önce böyle bir konuşma içinde bulunmadım ve bu konuşmanın devamını getirme lütfen sen ve ailen benim hayatımdan cikaramayacagim insanlarsiniz bu seni görmezden geldigim anlamına da gelmiyor seni kırmak istemem ve erken olmuş bir konuşma olarak görüyorum sadece seninle olan ilişkimiz aynı şekilde devam etsin lütfen sen ne zaman istersen görüşebiliriz "
Asil onun kızarmış yüzüne elleriyle oynayan mahcup hallerine bakıp iç geçirerek " haklısın sen daha beni tanımadan ne diyebilirsin ki ? Sana kendimi tanitmama izin verirsen yeterli benim için."
Nazlı "dediğim gibi istediğin zaman arayabilirsin ve müsait olursam görüşürüz"
Eve gelince iyi geceler deyip gidecekken Asil inip eve girene kadar kapıda bekledi. Nazlı tam içeri girerken dönüp baktığında Asil aynı şekilde hala ona bakıyordu el sallayıp içeri geçti. Sonra "of be kızım el sallamak ne ya geç işte içeri" diyerek kapıya yöneldi.
Asil arkasından bakarken hadi dön diye içinden geçirirken Nazlı'nın dönmesi ile içini huzur kapladı ve el sallayıp arabaya bindi.
............
Yaklaşık 10 gün hiç görüşmeselerde Asil her akşam aynı saate iyi geceler mesajı atarak kendini unutturmamıştı. Nazlı hastaneden yorgun argın çıkarken hiç etrafına bakmadan yürüyordu. Yola doğru çıkıp hastanenin karşısindaki taksi durağına geçecekken "doktor hanım insan bı etrafına bakar "diyen sese dönüp"bana mi dediniz" dediğinde
Asil
- iyi misin?
Nazlı
-evet
-ama hiç öyle görünmüyorsun
-biraz yoruldum sanırım yoğun bir dönem
-telefonun yanında mi?
Nazlı çantasına baktığında olması lazım derken yok sanırım ben hastanede unuttum herhalde diyip o tarafa geri yöneldiğinde
Asil "bende "
dediğinde
Nazlı "nasıl yani"
Asil
-seni aradım telefonu biri açtı ve hastane koridorunda sandalyede bulduğunu söyledi bende gelip aldım ve seni bekledim burda .
Nazlı
-tabi ya Arif'e vermiştim.
Asil
-Arif kim?
-hastam
-telefonu mu yoktu?
-Arif 8 yaşında video fotoğraf falan çekmek istiyordu verdim.
Nazlı telefonu alıp baktığında gülerek videoları izleyip Asil'e izletti çocuk Nazlı'nın her halini çekmiş ve klip çeker gibi birde şarkı söylemiş birlikte gülüşüp arabaya bindiler. Nazlı nöbetçi hamsireyi arayıp "Arif nasıl bı baksana " dediğinde kadın hemen başladı " iki saattir ağlıyor doktorun telefonunu kaybettim diye Nazlı " yanına gidince beni arar misin?" bir süre sonra hemşire aradı ve Nazlı "tontişim ben telefonu buldum merak etme videona bayıldım yarın o al yanakları ısırıcam hadi dinlen artık öptüm "
Asil " çok güzel çocuk"
Nazlı "çok"
Asil "yemek yiyelim mi"
Nazlı" çok yorgunum ama evdede kimse yok aslında yalnız yemek yemeyi sevmem derken Asil " eee sonuç"
Nazlı sanırım sesli düşündüm diyip gülerek ama ben ısmarlarsam olur dedi.
Asil " tamam " derken içinden sen böyle güzel gülerken ben herşeye tamam derim.
Nazlı onu kendi sevdiği bir mekâna götürmüştü Asil daha içeri girmeden aç kalacağını anlamıştı ama mecbur ayaklarını sürüye sürüye gitmişti. Menü geldiğinde Nazlı büyük bir iştahla kanabahar graten ve akdeniz salatası dediğinde Asil el mahkum bende aynısı dedi. Nazlı yemeğini yerken Asil'in oyalandığını gördü azıcık koyup ağzına direkt yutuyor. Nazlı gülerek "sevmedin mi?"
Asil
- İnan ömrümde yediğim en güzel yemek demeyi çok isterim
-baska bişey isteyelim derken minik bı kahkaha çıkmıştı ağzından hemen dudaklarını ısırıp pardon dediğinde
Asil " valla 10 gündür çok yoğundum yemeği bile ofiste yedim atıştırma şeklinde ama bugün hayalim doymaktı diyip o da gülünce
Nazlı hesabı isteyip hemen kalktılar.
Çıkarken Nazlı
-ya niye çekiniyorsun ki desene sevmem diye derken hala gülüyordu.
-sen seviyorsun ama diyip yüzüne baktı
Nazlı hafif bı tebessümle "şimdi senin sevdiğin bı yere gidelim "
Asil " yok valla yiyemem"
-lütfen
-inan Nazlı buna sen bile beni ikna edemezsin çok tok hissediyorum
Nazlı yavaşça yaklaşıp koluna girip "o zaman sana ben yemek yapsam " dediğinde kendinde yaptığına ve söylediğine inanmamıştı.
Asil şaşkınlıkla " nasıl" derken içi içine sığmamıştı hem koluna girmiş hemde ona elleriyle yemek yapmaktan bahsediyordu .
Nazlı gel kafeye gidelim " diyip onu çekiştirip yürüdü.
Kafeye gelince Nazlı hemen arkaya geçip önlüğü takip" ne arzu edersiniz" diyince Cansu "hayırdır ne oluyor " Nazlı " Asil'i yemeğe götürdüm de pek bişey yemedi bende burda yaparim dedim zor ikna ettim"
Cansu kahkaha atarak " bu bir Nazlı klasiğidir ve asla tercihi ona bırakma "
Asil "olsun o baya zevkle yedi ben çok aç değildim zeten" derken
Nazlı hafif kıkırdayıp " ya aldığın her parçayı gözünü kapatıp su ile yuttun"
Asil "sen beni mi izledin"
Nazlı gülümsemesi kesilip hemen eee ne yapsam sana derken
Cansu kaş göz yapıp sakın diyince
Asil "birlikte yaparsak olur "
Nazlı "tamam"
Asil de mutfağa geçip önlüğü takınca zevkle yemek yapmaya başladılar. Arada gülüp birbirlerine şakalar yaparak mis gibi menemen pişince oturup afiyetle yediler Nazlı yemem dedikçe Asil ekmeği bandırıp zorla verdikçe Cansu mutluluktan dört köşe olmuştu. İlk defa kuzeni biriyle böyle eğleniyordu ve artık bu işe el atmalıydı.Yanlarina gidip " yarın tatil pikniğe mi gitsek "
Nazlı "bilmem ki "
Asil" ben gelemem yeni şirketin evrak işleri bitti ama hala ofis dizaynı falan duruyor bu hafta sonu yapmam lazım"
Cansu
-sen turizmci değil miydin?
Asil
-yok o babamın ben ekonomistim ve kendi işimi yapmak istiyorum.
Cansu
- desene dedem o yüzden seni sevdi
Asil
-böyle düşünmesine çok sevindim
Cansu
-Nazlı'ya yemek konusunda güvenme ama dekor dizayn moda dedin mi üstüne tanımam bence sana seve seve yardım eder
Asil Cansu dan aldığı pası gole çevirmek için
-çok mutlu olurum
Nazlı
-olur neden olmasın
Cansu
-o zaman yarın piknik diyorum
Asil
- o zaman şimdi çıkayım ofis mobilyası bakmam lazım onu bugün hallerdersem yarın daha özgür olurum
Cansu "o zaman Nazlı ile çıkın kesin pişman olmazsın görüşürüz diyerek kalktı.
Nazlı ve Asil birlikte çıktılar ve Cansu gerçekten haklıydı çünkü Nazlı oldukça zevkli seçimler yapmıştı. Birlikte mobilya bakmaktan çok zevk almıştı ikisi de .Akşam geç saatte Asil onu bırakıp evine gitmişti. Yatağına uzanıp yarın ne yapıp edip onu etkilemeliydi.
Sabah erken kalkıp yeni ofisine gidip var olan işlerini halletmisti Nazlı aradığında hemen açmıştı.
Asil
-alo
Nazlı
-telefon çaldı mı
Asil
-çaldığında elimdeydi
Nazlı
-iyi bakalım hazır mısın ?
Asil
-ofisteyim mobilyalar geldi ve bir iki imza işi var sonra işim bitiyor.
Nazlı
- Cansu ile Ömer gitti alışveriş yapacaklardı onlar direkt geçecek bende o zaman senin ofise geleyim hem mobilyayı da görmüş olurum sonra birlikte geçeriz olur mu?
Asil
-çok güzel olur hemde ben birini yollarım sen bekle
Nazlı
-gerek yok ben gelirim
Asil
-sen nasıl istersen
Asil hızla işlerini halletmeye çalışırken Nazlı gelmişti odanın kapısı açıktı çalışanlara bakıp " iyi günler Asil Bey'in odası ne tarafta" dediğinde "Asil hızla kalkıp" burdayım" diyerek ona doğru gelmişti Ofis yeni kuruluyordu ve henüz bir düzen yoktu Asil Nazlı'nın içeri girmesiyle kapıyı kapatıp direkt sarılarak hoşgeldin dediğinde Nazlı hiç tepki vermeden öylece kalakalmıştı. Sonra odaya bakıp mobilya çok güzel olmuş deyip gülümsemiş Asil onun bu tavrının ne demek olduğunu çok iyi biliyordu ve bu çok hoşuna gidiyordu.
Asil
-çok güzel görünüyorsun her zamanki gibi
Nazlı
- teşekkür ederim
Asil
- birşey içmek ister misin?
Nazlı
- teşekkür ederim ama ben burda seni beklerim sen işini hallet.
Asil önce bilgisayardan yapılacak işleri yaptıktan sonra masanın üstündeki dosyaları alıp imza işlerini de halledip "çıkabilirz"
Odadan çıkarken elini hafifçe beline doğru getirip asansörün olduğu koridora doğru yürüdüler. Asansörden inip büyük cam kapıdan çıkarak otoparka gittiler Asil her zamanki gibi kapıyı açıp Nazlı'nın oturmasını bekledi sonra kendiside bindi. Nazlı kemerini bağlamayınca Asil "ilk defa biner binmez kemerini bağlamadın"
Nazlı
-farketmedim diyip hemen kemerini taktı ve ekledi ben kaza yapmaktan korkuyorum o yüzden hep takarım .
Asil
-of yine seni üzecek bişey buldum dediğinde
Nazlı
-merak etme ben üzülmem açıklama yapma gereği duydum sadece .Hem ben geçmiş ve gelecek kaygısını da sevmem yaşadığım anın tadını çıkarmak isterim
Asil ona bakarken göz göze geldiği gibi Nazlı'nın dizlerinin üstüne koyduğu elini yavaşça alıp öptükten sonra aynı yerine geri koyması ile Nazlı kıpkırmızı olmuştu hemen cama dönüp derin nefes aldı.Allahim ben neden bu adama karşı koyamıyorum ne kızabiliyorum ne de gidebiliyorum.
Asil de ona bakıp sen benim hayalimdeki insansın artık buna eminim ve o elini hiç bırakmayacağım.
İkisi de derin hayallere dalmışken Nazlı'nın telefonu çalıyordu ve Nazlı farkında değildi bu Asil'in hoşuna gitmişti arabayı durdurup "telefonun çalıyor" demesiyle Nazlı telefonu düşürdü hemde Asil'in ayaklarının dibine ikisi aynı anda telefonu almak için eğildiklerinde kafaları oldukça sertçe çarpıştı .