ALPARSLAN Olamaz... Olamaz! İmkansız! O olsa, kesin tanırdım! Kesinlikle tanırdım! O kadın, bir zamanlar yetimhanede benimle birlikte gülümseyen, oyunlar oynayan Aybüke olsa tanırdım! Yıllar sonra, çocukluğumdan çıkınca onu bulmak için yetimhaneye gittim. Asla peşini bırakmadım. O benim çocukluk aşkımdı, arkadaşımdı, beni bilen ve seven tek kişiydi bir zamanlar. Bu yüzden onu aramamak büyük vefasızlık olur diyerek bulmak istedim. Hayallerim bile vardı. Onunla buluşacak, eski günlerden hüzün ve neşeyle bahsedecektik. Kahve içip tatlı yiyecektik. Başarılı biri olduğundan hiç şüphem olmayarak gitmiştim yetimhaneye... Ama öyle olmadı. Yetimhanenin değişen müdür nedeniyle her bilgi karman çorman olmuştu. Durmadan buraya gelen ve sürekli olarak evlat edinilen çocukların belgeleri arasında

