ELÇİN Mert sessizce yanıma bir su şişesiyle birlikte geldi. Can ve Tekin göz ucuyla biz bakıyorlardı ama tabloları inceliyor gibi görünüyorlardı. "İyi misin?" diye sordu. "Ben... Bilmiyorum. Sanırım iyiyim..." Buketi gösterdi gözüyle, "Bu adam biraz dengesiz olabilir mi?" diye sorduğunda gülümsememe engel olamadım, "Sanırım öyle... Buketi kucağıma bırakıp hemen gitti. Anlamak bile mümkün değil ama artık sorgulamayı bıraktım. Aklımı yitireceğim yoksa." "Bıraksana, erkekleri anlamak mümkün değil." "Kadınlar değil miydi o cümlenin doğrusu?" dedim gözlerimi kısarak. Omuz silkti, "Cinsiyetçiliğin hiç sırası değil Elçin..." Kıkırdayarak biraz olsun olayın etkisini gidermeye çalıştım ama elimdeki buketle bunu çözüme ulaştırmak kafamın için oldukça zordu. Buketi Mert'e doğru uzattım,

