Nazlı Bebeği ağlamaması için kucağımda amaçsızca zıplatırken bu günün bu bebekle nasıl geçeceğini düşünüyordum kara kara. Burak ise kapının yanında yanıma dikilmiş halinden pek memnun görünüyordu. Emrah burnundan soluyarak hızla arabasına doğru giderken bana ters ters bakmayı es geçmemişti. Ben de kimsenin görmediği bir anda sinirini bozacak bir gülüşle göz kırpmış, Nazlı'nın elini kullanarak "hadi yallah" der gibi el sallamıştım. Eh, kendisi kaşınmıştı. Burak'ın içi yine de rahat etmemiş olacak ki yanından geçip dışarıya çıkmakta olan Fatma Ablanın kulağına eğilip benim de duyabileceğim bir sesle "Abla hiç tanımadığın adama güvendin gidiyor musun yani?" diye sordu. Bir bakıma haklıydı aslında. "Oğlum, ne dedim sana? İstemiyor Münevver Teyzen yük olurum diyor başka şey demiyor..." Sözle

