Sabah ağır geldi. Defne uyandığında Aras hâlâ yanındaydı. Uyumuyordu. Tavana bakıyordu. Bir şey hesaplıyordu. Defne önce dikkatlice yüzünü inceledi. Sonra başını hafifçe kaldırdı. “Uyumadın mı?” Aras gözlerini indirdi. “Hayır.” “Organizasyon.” Bu bir soru değildi. Aras başını salladı. “İç hatlarda hareket var. Eski dosyam yeniden açıldı.” Defne doğruldu. Saçları omzuna düştü. Yüzünde korku yoktu ama ciddiyet vardı. “Ne kadar zamanımız var?” Aras dürüstçe cevap verdi. “Bilmiyorum.” Bu belirsizlik daha tehlikeliydi. Tam o anda kapı çaldı. Bu ses farklıydı. Ne panik ne gizlilik. Kararlı. Aras ayağa kalktı. Defne de. Kapıyı Aras açtı. Maskesiz bir kadın karşılarında duruyordu. Uzun değildi ama dikti. Yüzü tanıdık geliyordu. Sanki yıllardır Defne’nin hafızasında gölgede kalmış

