Hücrenin içindeki ışık değiştiğinde ilk fark eden yine Aras oldu. Birkaç dakika önce konuşmaların yarattığı sıcaklık hâlâ odanın içinde dolaşıyor gibiydi. Defne babasının omzuna yaslanmış, Kerem duvarın kenarında durmuş, Emir ise her zamanki gibi sessiz bir gölge gibi köşeye yaslanmıştı. Ama ışığın rengi bir anda değişti. Tavandaki beyaz şeritlerin arasına bu kez ince kırmızı çizgiler karıştı. Zemin titreşti. Çok hafif. Ama mekânın tamamında aynı anda hissedilen bir titreşim. Aras başını kaldırdı. “Başlıyor.” Kerem hemen duvara yaklaştı. “N’oluyor?” Aras zemine baktı. “Basınç kilitleri.” Cem Eren yavaşça doğruldu. “Deney.” Defne başını kaldırdı. “Ne deneyi?” Cem Eren duvarın saydam yüzeyine baktı. “Komutan insanların nasıl kırıldığını izlemeyi sever.” Kısa bir duraklama.

