'Lidya aklıma geldi'

1808 Words
Kerim Alper Lidya'yı kahvaltıda söylediğim sözlerle çok kırdım farkındayım. Gönlünü almak için odaya yanına girdim. Belki çıkıp biraz dışarıda hava alırız. Hem onada iyi gelir. Hemde beni affeder diye düşündüm.. Odaya girip yanına geçince, uyumadığını anladım. Hanım efendi uyuyor numarası yapıyor. Baya kızgın bes belli bana. Uyandırınca, biraz bana atarlandı ama olsun haklı. Boynum kıldan ince. Kırdık kızın kalbini. Bana biraz söylendi. Ailene uygun değiliz anladık ama beni kırma dedi. Doğru diyor; sanki aileme gerçekten gelin mi alacağız da, kıza bu şekilde konuşuyorum. Bana Amerika'da onun bunun kucağında değildim, her gün birilerinin altında değildim deyince, çok üzüldüm. Ben Lidya'yı cidden çok üzdüm, iyice dank etti. Birlikte dışarı çıkmayı teklif ettim. İlkten gelmek istemedi ama sonra kabul etti. Hazırlanıp, arabayla Avm'ye geçtik. En azından adam akıllı ve biraz kapalı birşeyler giydi. Ama yine bana atar gider yaptı. Soner'i de çağırdı. Oysaki ben onunla yalnız kalıp, gönlünü almak istemiştim. Avm'de bir çok kişi Lidya'ya baktı. Hanım efendi gerçekten dikkat çekiyor ve söylediği gibi de çok güzel bir kadın.. Bakan kişileri görünce çok sinirlendim. Gerçi neden sinirlendim bende anlamadım ama, sonuçta şuan benim nikahlı karım. Yanımdaki kadına da kimseyi baktıramam. O kadar geniş biri olamadım daha.. Soner ve yanındaki kız arkadaşı ile bovling kısmında buluştuk. O saçma sapan oyunu oynamak istediler ama ben kabul etmedim. Sonra yan taraftan oldukça yakışıklı biri oyuna katılmak istedi. Lan sikeyim böyle işi. Bu adam oyuna dahil olursa Lidya ile eş olacak. Bu durum canımı sıktı. Hemen kalkıp, ben oyuna dahil oldum. Öyle böyle oyunu oynadık ve benim son atışımla oyunu biz kazanınca, Lidya bana sarıldı. Çok değişik ve tuhaf hissettim. Ama o an çokta hoşuma gitti. Avm'den çıkıp eve geçtik. Lidya çok yoruldum diyerek, hemen duşa girdi. Bende o ara ikimiz için kahve yaptım ve salona getirip sehpaya koydum. Lidya duştan çıkınca yine o kısacık şort ve askılı şeylerinden giymiş. Amına koyayım bekar ve asker adamın yanında böyle gezilir mi hiç? Bizimki şaha kalkmaya yer arıyor zaten. Lidya'da resmen irademin üstünde zıplıyor.. Birlikte kahve içip film izlerken Lidya uyumaya başladı. Aşırı uykucu biri çıktı bu kız. Koltuğa kafasını koyup yatmıştı ama birden üzerime doğru yayılıp, omuzuma doğru koydu kafasını. O an ne yapacağımı şaşırdım. elimi koltuğun üstüne doğru attım ve öylece bekledim. Hemen uyandırmak istemedim çünkü o masumca uyumasını izlemek çok hoşuma gitti. Lidya'nın atar gider yapmadan, masumca durduğu tek an, bu olabilir çünkü.. Lidya uyurken, birden elini tam şeyimin oraya doğru attı. Vay amına koyayım işte şimdi sıçtık. Bizim baş çavuş şaha kalktı. Ulan varya... Şeytan, siktir git aklımdan deyip durdum. Biraz daha öylece durup, bizim direğin inmesini bekledim. Bu şekilde uyandırırsam, Lidya'nın çenesi durmaz. Bir zaman sonra Lidya'yı uyandırıp, odasına gitmesini sağladım. Kalkıp odasına gidince, bende kendimi banyoya attım. Lidya hanım bir dokunuşuyla beni mahvetti. Elime kuvvet işimi halledip çıktım. Bende salona geçip yattım. Ama aklımda Lidya'yı düşünerek yattım. Bir dokunması beni neden böyle etkiledi. Gerçi her hangi bir kadında olsa etkilenirdim. Lidya'ya has bir durum değil. Bu ara zaten pek kendimi tatmin edemedim. Bir ara sürekli takıldığım Asu'nun yanına gidip, kendimi rahatlatmam lazım. .. Sabah'a Albay'ın araması ile karakola geçtim. Acil toplantı istedi. Bir kaç Yüzbaşı ve Albay ile toplantıya katıldım. Lidya uyuduğu için ona haber vermeden çıktım. Toplantı yarım saat sürer dediği için Albay, hemen gelip giderim diye düşündüm. Toplantıda, yine üç günlük bir operasyona gideceğimizi öğrendim. İlk defa operasyona gideceğim için bir değişik oldum. Hemen aklıma Lidya geldi. Ben olmayınca, ne yapar acaba diye düşündüm. Gerçi Lidya hanım mutlu olur. Üç gün başında olmayacağım diye.. Eve gidince zile bastım ve Lidya'nın kapıyı açmasını bekledim. Kapıyı açınca, gördüğüm şeyle şok oldum. elinde pasta doğum günümü kutladı. Çok şaşırdım. Muhtemelen Soner söyledi.. Salona geçip tam pastayı üfleyecekken, dilek tut dedi. Kısa bir an Lidya'ya bakıp; bir umut belki de şu evliliğin gerçek olmasını istedim ama bu çok imkansız. Ben eminim ki, bizimkiler Lidya'ya asla onay vermez. O yüzden boş hayallere kapılma Kerim efendi. Mutfağa geçip, pastayı hazırlayıp getirdi. Kısacık etek ve kısacık bir üst giymişti. Çok güzel olmuştu bu haliyle...Şimdi gerçekten evli olup, gerçekten karı koca olmuş olsaydık Lidya'yı kimse elimden alamazdı. Bir ara annesi aradı ve konuştuk. Annesi benimle tanışmak istemiş. Kadın da haklı. Kızı buralarda biriyle evli ve nedir, ne değildir hiç bir fikirleri yok.. O an çizdiği resim üzerinden konuşurken tatlı tatlı bana laf sayarken, kolundan tutup kendime doğru çektim. Bu giydiği kıyafetlerle ve o uzun sarı saçları ve yeşil gözleri ile iyice beni etkilemeyi başardı. Aklımı karıştırma diye söyledim ona ama sonra kendimi toparladım. Kendine gel Kerim.. Siz olmazsınız oğlum. Annem, Lidya'yı gördüğü an kalpten gidebilir. Kadının hiç hayallerindeki gelin adayı değil.. Kendimi bu hayal dünyasından çıkarmam lazım. Asu'nun yanına gideceğim. Kafamı dağıtır o benim şimdi. Lidya'ya ailemin yanına gidiyorum deyip çıktım. Mecbur yalan söyledim. Ne deseydim ki; senin yanından kalkıp, dostumun yanına sevişmeyemi gidiyorum diyecektim.. Evden çıkıp Asu'ya gidince beni hemen kapıda çok seksi bir şekilde karşıladı. Dudaklarıma yapışarak beni odasına kadar götürdü. Asu bu işleri çok iyi biliyor. Yine beni benden aldı ama iş o aşamaya gelince yapamadım. Yapmak istemedim. Asu'da şaşırıp ne olduğunu sordu ama kalkıp üzerimi giyinip, evden çıktım. Ben neden Asu'yla birşey yapmak istemedim. Neden aklıma Lidya geldi. Yapma Kerim, yapma kendini kaptırma. İmkansız birşey için kendini fazla zorlama... Arabaya atlayıp bu sefer gerçekten bizimkilerin yanına gittim. Onlarla vakit geçirdim. Annem yine bir sürü kız söyledi ve gösterdi. Hepside, annem gibi tesettürlü kızlar. İşte bu yüzden Lidya bizim aile yapımıza biraz ters. Neyse, zaten çokta önemli değil. Lidya bir kaç aya dönünce, bende annemin istediği kızlardan biriyle evlenirim. Artık yalnızlık zor, farkındayım. Lidya'dan sonra daha iyi anladım. Evde birinin olması çok güzel birşey.. Eve gece iki gibi geldim. Lidya'ya baktım uyuyordu. Bende hemen koltuğa yatıp uyudum.. .. Telefonun alarm sesine uyanıp, hemen kalktım ve hazırlandım. En hızlısından karakola gitmem lazım. Timle operasyon toplantısı yapacağız.. Lidya'yı uyandırıp, çıkıyorum diye haber vermek istedim. Beni görünce hemen ne zaman geldiğimi sordu. Meğer babasının ölümünden sonra, tek kalmaya korkar olmuş. Aklımı sikeyim nasıl düşünemedim ben bunu. Kız babasını kaybetmiş tabikide etkilenip, korkabilir.. Evden çıkıp karakola geçtim. Tam odamdayken, Albay arayıp dışarıya çardağa çağırdı. Eminim doğum günümü kutlayacaklar ama çaktırmadım. Çünkü her sene kutlarlar. Burda her askerin doğum gününü kutlarız. Bahçeye yanlarına gidince tamda tahmin ettiğim gibi, doğum günüm için toplandıklarını gördüm. Tabi Birde Lidya'nın da geldiğini görünce, işte o an çok mutlu oldum. Benim yanıma geldi ve mumları üflerken yanımda durdu. Aşırı mutlu oldum. Soner, resim çekmek istedi. Bize biraz sarılın falan deyince, gün doğdu tabiki bana da. Hemen elimi beline sarıp, öylece poz verdik. Sonra Soner ikimizi tekte fotoğraf çekti. İyice sıkıca belinden sarıldım. Bana baktı değişik ama hiç oralı olmadım. Ekiple sohbet ederken, yarın operasyona gideceğimizi Lidya'da öğrenmiş oldu. Bir zaman sonra kutlama bitince, Lidya ile birlikte benim odama geçtik. Odaya gelince Lidya; ''Kerim, siz operasyona gidince ben tekmi kalacağım?'' diye masumca sordu. Onun o yeşil gözlerindeki hüznü anladım. Yalnız kalmaktan korkuyor, anlıyorum. Yanına doğru gidip, elinden tutup ayağa kaldırdım. İyice kendime doğru yaklaştırıp konuşmaya başladım; ''Böyle yapma Lidya. Aklım sende kalmasın. Bak koruma programındasın zaten. Sürekli ekip otosu evin önünde olacak.'' ''Sorun o değil ki, geceleri yalnız kalmaktan korkuyorum. Senin salonda içeride yattığını bilmek bile bana yetiyordu. Dün gece sen geç gelince bile çok tedirgin oldum. Ayrıca korktum,'' dedi. ''Korkma Lidya. Ama bu operasyona gitmek zorundayım. Asker olunca böyle. Bu daha neki. Gidip bir ay yada iki ay gelmediğimiz günler oluyor.'' ''O zaman demek ki, gerçekten asker biriyle evlenmemem lazım. Burdan bunu anlıyorum,'' diyince yüzüm düştü. '' Sen korkma ve sıkıntı etme kendine. Mehmet Albay'a söyleriz, seni kendi evlerinde bir kaç gün misafir eder, olur mu?'' ''Ne yapalım mecbur olacak. Ama ben senin eve ve senin yatağa çok alışmıştım,'' dedi. '' Tamam bir kaç gün idare et. Ben gelince gelirsin kocanın evine. Ne kocacı çıktın be sende,'' dememle omzuma doğru vurdu. O anın ambiyansıyla Lidya'ya sarıldım. ''Korkma olur mu? Ben dönünce hemen eve geçeceğiz,'' dedim ve geri onu sandalyeye oturttum. Lidya'yı bırakıp gitmek çok zoruma gitti. Ben bu kıza cidden hangi ara bu kadar alıştım. Yada neden beni böyle etkiledi anlamıyorum. Soner odaya gelip, tam birşey soracakken Lidya'yı üzgün görünce hemen ona sordu; ''Kankacım, yoksa bu komutanım mı seni üzdü? Gerçi üzer o, yapar öyle şeyler,'' diye gevşek gevşek konuştu. Yerimden kalkıp, Soner'in yanına gittim. ''Asker, galiba yüz tur koşmak istiyorsun. Yada hafta sonu izinlerin iptal olsun istiyorsun? Hangisi ben pek anlayamadım da..'' ''Şey komutanım, ben şeyden şey ettim. Kankamı üzgün görünce, genelde karı kocalar kavga edince, kadınlar böyle üzgün olur diye şey ettim. Kankamın da kocası siz olunca ben ondan şey ettim.'' ''Anladım Soner ama sen bundan sonra şey etme olur mu? Hele benim karımla olan mevzularda hiç şey etme aslanım,'' dedim.. Lidya yanımıza gelip, hemen tabiki de bana çattı; ''Kerim, lütfen benim kankama karışma. Soner, Kerim beni üzmedi. Sadece ben operasyona gidiyorsunuz diye, biraz stres yaptım. Yalnız kalmaktan korkuyorum,'' diye konuştu, canım karım. Soner; ''Kanka vallahi bu duruma alışsan iyi edersin. Üç gün dediğin deve de kulak. Gidip iki ay gelmediğimiz zamanlar oluyor,'' deyince Lidya iyice üzüldü. Soner'i odadan postaladım. Lidya; ''İnşallah iki aylık operasyonunuza denk gelmeden, benim işim biter de Amerika'ya dönerim,'' dedi. Bu dediği şey; içime oturdu sanki. Çok kötü oldum. Lidya'nın bir kaç ay sonra gideceğini bilmek, beni nedense üzdü. Lidya, gün boyu yanımda oturdu. Arada dışarıya çıkıp, tekrar yanıma geldi. Sürekli kağıt alıp, birşeyler çizdi. Haberi yok ama o öylesine çizdiği herşeyi çekmecem de saklayacağım. İşim bitince; ''Lidya, eve gidelim de bana küçük bir çanta hazırlayalım. Sabah erkenden operasyon için yola çıkacağız, seni de geçerken Albayların evine bırakırım,'' dedim. Usulca kafasıyla onayladı. Lidya'yı böyle sakin görmek, uyku dışında bir daha nasip oldu.. Karakoldan çıkıp, lojmana eve geçtik. Birşeyler yiyip sonra çantayı hazırlarız dedim ve mutfağa geçtik. Lidya'da bana yardıma geldi. Hemen hızlıca makarna yapmaya başladık. Lidya'da salata yaptı. O anda Lidya'ya takıldım; ''Bak üç gün boyunca, Albay'ın hanımından yemek yapmayı öğren olur mu? Mesela ben patlıcan musakka çok severim. Geldiğim de belki bana ondan yaparsın,'' dedim. Morali bozuk farkındayım, keyfi yerine gelsin diye uğraşıyorum ama fayda etmiyor. ''Öğrenmiycem işte, hiç birşey yapmıycam sana. Beni burada yalnız bırakıp gidiyorsun. Ben korkuyorum diyorum sana.'' ''Lidya, tamam yapma yemek. Şaka yaptım zaten. Ama ne olur böyle yapma. Ben mecburum, gitmek zorundayım. Hem Albaylar da kalacaksın. Sıkıntı olmaz,'' dedim. Birlikte oturup yemek yedik ve birlikte sofrayı kaldırdık.. Sonra birlikte yatak odasına geçip, bana küçük bir çanta hazırlamaya başladık. Yine yüzü düşük, morali bozuktu. Böyle yapması beni aşırı üzüyor. Ama yapacak birşeyimiz yok. Çanta hazır olunca, alıp kapının oraya koydum. Ben yatıp dinleneyim dedim ama Lidya; '' Ben uyuyana kadar burada kal. Ben uyuyunca git olur mu Kerim?'' dedi. Mecburen kabul ettim. Üzgün bir şekilde yatağa yatıp, yorganı kafasına kadar çekti. Işıkları kapattım. Sadece baş ucundaki gece lambasını açık bıraktım. Lidya, gözlerini kapatıp uyumaya çalıştı. Bende öylece durup ona baktım. Düzenli nefes almasından anladım ki, Lidya uyudu. Yerimden tam kalktığım anda çok sessizce saçına doğru ufak bir öpücük kondurdum ve odadan çıkmak için kapıya doğru ilerledim. Kapıdan tekrar Lidya'ya doğru baktım ve odadan çıktım. Bende hemen yatıp dinlenmeliyim. Çünkü sabah erkenden kalkıp, gideceğim..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD