6. Bölüm

1335 Words
10 Nisan 2041 - 14:22 Geçen 17 günde TÜBA'dan gelen komite Profesör TUNÇ'un itirazlarına rağmen, kanıtları onaylamıştı. Bir süre sonra Profesör TUNÇ da diğerlerine uymak zorunda kaldı. 26 Nisan için bir konferans ayarlandı. TÜBA'dan alınan yüklü miktardaki fonla laboratuvar artık tanınmaz hale gelmişti. Uluslararası doğrulama komitesinin gelişi için baştan aşağı yenilenmiş, sterilizasyon protokolleri en üst seviyeye çıkarılmıştı. Her yere "KONTAMİNASYON RİSKİ - GİRİŞ YASAK" etiketleri yapıştırılmış, hava filtreleme sistemi kurulmuştu. Anıl Bey, TÜBA'dan gelen özel fonla laboratuvarı bir "nano-güvenlik seviye 3" tesisine dönüştürmüştü. Komiteden iki kişi kalmış, gelişmeleri takip ediyordu. Yeşim, steril çalışma kabininin içinde, bağımsız komite için özel numuneler hazırlıyordu. Elleri titremiyordu artık. 17 gündür her gün aynı prosedürü tekrarlıyor, her adımı mükemmelleştiriyordu. Artık nanorg'ları hazırlamak onun için nefes almak gibi doğal bir hale gelmişti. Kapının interkomu çaldı: "Yeşim, benim. Aç." Anıl Bey'di. Yeşim, steril kabinden çıktı, dezenfeksiyon protokolünü uyguladıktan sonra kapıyı açtı. "Konferans programı geldi," dedi Anıl Bey, elinde bir tabletle. Yüzü gergindi. "26 Nisan. Sadece 16 günümüz kaldı." Tableti aldı. Programda, dünyanın dört bir yanından gelen dev isimler vardı: Prof. Dr. Elena Rodriguez (MIT, Hücresel Biyofizik) - Nanobakteri tartışmalarını sonlandıran 2038 makalesinin yazarı Dr. Kenji Tanaka (Tokyo Üniversitesi, Astrobiyoloji) - Yaşamın alt boyut sınırları üzerine dünya otoritesi Prof. Dr. Martin Shaw (Harvard, Mikrobiyoloji) - #NanorgFraud hashtag'ini başlatan isim Prof. Dr. İlkay Yılmaz (Aydın Üniversitesi, Astrobiyoloji) - 2031 Mars görevinde Mars bakterisi keşfini yapan Türk bilim insanı Ve daha onlarcası... Neredeyse hepsi de nanorg'ların imkansız olduğunu savunan, ya da en azından şüpheci olan isimler. "Bu bir konferans değil," diye fısıldadı Yeşim. "Bu bir mahkeme." "Evet," dedi Anıl Bey acı bir gülümsemeyle. "Ve sen hem sanık, hem avukat, hem de tanık olacaksın." 12 Nisan 2041 - 09:15 "Merhaba Yeşim Hanım," dedi tok bir sesle, elini uzatarak. "Konferans devetlilerini gördüm. İşiniz çok zor olacak." "Teşekkür ederim hocam," diye cevapladı Yeşim, elini sıkarken. "Bir süredir görüşemedik. Keşif günündeki yardımlarınız için teşekkürler bu arada." "Üniversite çağırınca Aydın'a gitmek zorunda kalmıştım. Tekrar çağırıp beni de dahil ettiğin için teşekkür ederim." "Mars'taki çalışmalarınızı yakından takip etmiştim." İlkay Bey'in gözlerinde bir ışık parladı. "Ah, o eski hikaye. Sanırım şimdi senin hikayen daha ilginç." Anıl Bey, İlkay Bey'i laboratuvarın ortasına getirdi. "İlkay, burada daha fazla kanıta ihtiyacımız var. Özellikle kontaminasyon iddialarına karşı." İlkay Bey, başıyla onayladı. "Anladım. Öncelikle, bana yeni görüntüleri gösterin: Nanorg'ları canlı olarak gösteren en net zaman atlamalı videonuzu." Yeşim, monitörü açtı. 72 saatlik bir kayıt vardı - nanorg kolonisinin büyümesi, bölünmesi, ağ oluşturması... Hepsi net, yüksek çözünürlüklü. İlkay Bey, 15 dakika boyunca hiç konuşmadan izledi. Yüz ifadesi değişmiyordu. Sonunda döndü: "Videonuzu Mars'tan getirdiğimiz numunelerde gördüğümüz yapılarla bir kez daha karşılaştırmak istiyorum. İzin verir misiniz?" "Tabii," dedi Yeşim hemen. İlkay Bey, çantasından eski, sararmış kağıtlar çıkardı. 2031 tarihli, Mars görevinden elde edilen elektron mikroskobu görüntüleriydi. "Burada," dedi, parmağıyla bir görüntüyü işaret ederek. "300 nanometrelik fosilleşmiş yapılar. Bunları bakteri fosili olarak yayınlamıştık." Sonra başka bir görüntüyü gösterdi: "Ve burada... arka planda, dikkatle bakın." Yeşim eğildi. Mars görüntüsünün arka planında, tanıdık küçük küreler vardı. Daha bulanıktı, çözünürlük düşüktü ama yapı aynıydı: Birbirine bağlı küreler. "Nanotopialar," diye fısıldadı. "Evet," dedi İlkay Bey. "Ama o zamanlar teknolojimiz bu kadar iyi değildi. Yeterince yakınlaşamıyorduk. Bazı ekip arkadaşlarım bu yapıların canlı organizmalar olabileceğini söylemişti ama... kanıtlayamadık." Anıl Bey, görüntülere yaklaştı. "Peki neden takip etmediniz?" İlkay Bey, acı bir gülümsemeyle. "Çünkü bilim dünyası, o anki bilgilere uymayan yeni bilgilere karşı kör ve sağır olmayı tercih eder. Mars'ta bakteri fosili bulduğumuzu kanıtlamak bile dört yılımızı almıştı. Yetersiz kanıtlarla ısrar etseydim... kariyerim biterdi." Yeşim, ona baktı. İlkay Bey'in gözlerinde, yıllar önce vermek zorunda kaldığı bir savaşın yorgunluğu vardı. "Ben de aynı şeyi yaşıyorum," dedi sessizce. "Hayır," dedi İlkay Bey, ona dönerek. "Sen daha kötüsünü yaşıyorsun. Çünkü senin bulduğun yapılar, bizim Mars'ta gördüklerimizden çok daha küçük. Ve en önemlisi... seninkiler fosil değil, canlı." 16 Nisan 2041 - SAHA ÇALIŞMASI "Kontaminasyon" iddialarını tamamen çürütmek için, Anıl Bey radikal bir karar almıştı: Nemrut Dağı'na dönüp yeni numuneler alacaklardı. Ve bu sefer, tüm süreci belgeleyeceklerdi. Ekip, sabah erken saatlerde yola çıktı: Anıl Bey, Yeşim, İlkay Bey ve Ebru Hanım. Yanlarında, tam steril koşullarda numune toplamak için özel ekipmanlar vardı. Nemrut Dağı, şafak vakti sisler içindeydi. Volkanik kraterin kenarında durdular. Hava soğuk, rüzgar keskindi. "Burada," dedi İlkay Bey, jeolog gözüyle bölgeyi tarayarak. "En taze lav akıntıları burada. Eğer nanorg'lar gerçekten bu kayalarda yaşıyorsa, en yüksek konsantrasyon burada olmalı." Steril giysiler içinde, özel matkaplarla kaya örnekleri aldılar. Her numune ayrı steril konteynerlara kondu, üzerine GPS koordinatları, tarih ve saat yazıldı. Ebru Hanım, tüm süreci iki farklı kamerayla kaydediyordu. "Bu kadar," dedi Anıl Bey, beşinci numuneyi aldıktan sonra. "Laboratuvara dönüp hemen analiz edeceğiz." Yolda, İlkay Bey düşünceliydi. "Eğer bu yeni numunelerde de nanorg bulursak... bu, onların yaygın olduğu anlamına gelir. Sadece bir kirlenme değil, dünya üzerinde yaygın bir yaşam formu." "Bu ne anlama gelir?" diye sordu Yeşim. "Her şeyin," diye fısıldadı İlkay Bey, pencereden dışarı bakarken. "Astrobiyoloji, ekoloji, evrim... her şeyin yeniden yazılması gerekir." 17 Nisan 2041 - 03:18 - SONUÇLAR Laboratuvarda, tüm ekip uykusuz bir şekilde yeni numuneleri analiz ediyordu. Her biri farklı bir mikroskop başındaydı. İlk sesi Ebru Hanım çıkardı: "Birinci numunede var! Nanorg!" Sonra İlkay Bey: "İkinci numunede de!" Anıl Bey: "Üçüncü temiz çıktı. Ama dördüncüde... işte bu! Mükemmel bir koloni!" Yeşim, kendi numunesine baktı. Ekranda, tıpkı ilk bulduğu gibi, canlı, hareketli bir nanotopia vardı. Ama bu sefer daha büyük, daha karmaşıktı. "İstatistik?" diye sordu Anıl Bey. Yeşim, sayıları kontrol etti: "Beş numunenin dördünde nanorg kolonileri tespit edildi. %80 pozitiflik oranı. Bu, istatistiksel olarak anlamlı." Oda sessizleşti. Bu sonuç, kontaminasyon iddialarını tamamen çürütüyordu. Beş ayrı numune, farklı yerlerden, steril koşullarda alınmıştı. Hepsinin kirlenmiş olma ihtimali sıfıra yakındı. İlkay Bey, arkasına yaslandı. Yüzünde inanılmaz bir ifade vardı. "Bu... bu inanılmaz. Nanorg'lar sadece bir yerde değil. Nemrut Dağı'nda yaygınlar. Belki de tüm volkanik kayalarda..." "Belki de tüm dünyada," diye tamamladı Anıl Bey. 18 Nisan 2041 - KİMYASAL ANALİZ İlkay Bey, yanında getirdiği portatif kütle spektrometresi ile nanorg'ların elementel kompozisyonunu analiz etti. Sonuçlar anında çıktı: Temel Elementler: Karbon: %42.3 Oksijen: %28.7 Azot: %19.1 Fosfor: %5.4 Kükürt: %3.1 Diğer iz elementler: %1.4 "Standart CHNOPS kompozisyonu," dedi İlkay Bey heyecanla. "Ama dikkat edin - fosfor oranı normal bakterilere göre daha yüksek. Bu, DNA/RNA yoğunluğunun yüksek olduğunu gösteriyor olabilir." Anıl Bey, verilere baktı. "Enerji kaynağı? Fotosentez mi, kemosentez mi?" "Volkanik kayalarda yaşıyorlar," dedi Yeşim düşünceli bir şekilde. "Belki de jeokimyasal enerji kullanıyorlar. Hidrojen sülfit, metan..." "Astrobiyolojik açıdan mükemmel," diye mırıldandı İlkay Bey. "Eğer nanorg'lar volkanik kayalarda jeokimyasal enerji ile yaşayabiliyorsa... bu, Mars'ta, Europa'da, Enceladus'ta... her yerde yaşayabilecekleri anlamına gelir." Bu düşünce, odaya elektrik gibi çarptı. Sadece dünyadaki yaşamı değil, evrendeki yaşam potansiyelini de yeniden tanımlıyorlardı. 20 Nisan 2041 - KONFERANS ÖNCESİ GERGİNLİK Konferansa 6 gün kala, laboratuvarda son hazırlıklar yapılıyordu. Yeşim, sunumunu hazırlıyor, her slaytı defalarca kontrol ediyordu. İlkay Bey yanına geldi. "Yeşim, sana bir şey anlatmalıyım. Profesör Haluk'tan bahsetmiştim." "Evet, hatırlıyorum. Her şeyin canlı olduğu teorisini savunuyormuş." "Evet. Ve bu teori yüzünden bilim dünyasından dışlandı. Ama şimdi... nanorg'lar onun teorisini destekliyor olabilir. Eğer kayaların içinde yaşayan nano-organizmalar varsa, belki de gerçekten her şey bir şekilde 'canlıdır'." diyor. Yeşim duraksadı. "Bu biraz... uçuk geliyor." "Biliyorum. Ve ben de bu fikre şüpheyle yaklaşıyorum. Ama şunu söylemeliyim: Eğer konferansta başarılı olmak istiyorsak, en ufak bir spekülasyondan, en küçük bir bilimsel gevşeklikten kaçınmalıyız. Verilerle, katı kanıtlarla konuşmalıyız." "Anlıyorum," dedi Yeşim. "Peki Haluk Bey şimdi nerede?" "En son Aydın'da bir köydeydi. Toprakla, taşla ilgileniyor. İstersen onunla görüşebiliriz." Yeşim düşündü. Konferans öncesi zamanları kısıtlıydı. Ama belki de Haluk Bey'den öğrenecekleri şeyler işlerine yarayabilirdi. "Görüşelim," dedi kararlılıkla. "Yarın gidelim." Anıl Bey'e danıştıklarında, o da onayladı. "Ne gerekiyorsa yapın. Ama yarına kadar dönün. Zamanımız az." O gece, Yeşim sunumunu bitirdiğinde saat 03:00'ü geçiyordu. Laboratuvarda yalnızdı. Elektron mikroskobuna gitti, nanotopia #1'e baktı. 6 hafta önce bulduğu koloni şimdi devasa bir ağa dönüşmüştü. Milyonlarca nanorg, karmaşık bir şehir gibi örülmüştü. "Haftaya dünyaya seni anlatacağım," diye fısıldadı ekrana. "Herkes seni görecek." Nanorg'lar, sessizce dans etmeye devam ettiler. Onlar için hiçbir şey değişmemişti. Büyüyor, çoğalıyor, var oluyorlardı. Yeşim, kampüsü terk ederken gökyüzünde yıldızlar parlıyordu. Kafasını kaldırdı. Belki de oralarda da nanorg'lar vardı. Belki de evren, sandığımızdan çok daha canlıydı. 26 Nisan'a 6 gün kalmıştı. Ve o, dünyayı değiştirmeye hazırdı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD