Boğazım düğümlendi. Kalbim bir anda hızla atmaya başladı. Serdar’ın adını gördüğüm anda içimde eski bir defter açılmış gibi hissettim. Derin bir nefes aldım, yüzümü gizlemeye çalışarak ekrana baktım. O sırada Evin bana döndü. “Mesaj mı geldi, kimden?” diye sordu. Kafamı yavaşça kaldırdım, bakışlarını gördüm. Sakindi ama gözlerinin içinde merak vardı. Dudaklarımı birbirine bastırdım. “Ben çıksam iyi olur” dedim sessizce. Kaşlarını hafif çattı. “Nereye gidiyorsun?” Telefonu cebime koydum, derin bir nefes aldım. “İşim var” dedim kısa bir şekilde. Yüzünde hafif bir hayal kırıklığı belirdi. Dudaklarını büzdü. “Peki” dedi, çok kısa. O an kalbim burkuldu. Ama başka çarem yoktu. Eğer bu defteri tamamen kapatmazsam, yarın öbür gün yüzüme vurulacaktı. Gülizar’ın adı duyulup Evin’in kulağına

