Evin’in ağzından: Bugün nedense uykudan kalktığım andan itibaren içimde bir ağırlık vardı. Ne elim bir işe gitti, ne de zihnim bir yerde sabit durdu. Günlerdir bir yorgunluk vardı üzerimde. Sanki içim içimi kemiriyor da ben hâlâ yüzüme “iyiyim” maskesini takmaya devam ediyordum. Üstüme sade bir şeyler giydim. Siyah bol pantolonumla bej renkli keten gömleğimi geçirdim. Aynaya şöyle bir baktım. Saçlarımı toplamaya niyetim yoktu, öylesine saldım omuzlarıma. Çantamı omzuma taktım. Sessizce çıkmıştım evden. Biraz yalnız kalmaya, biraz da kafamı toplamaya ihtiyacım vardı. En iyi gelen şey kahveydi. Kalabalıktan uzak, köşede duran küçük bir kafeye gittim. Sessizdi. Arka masalardan birine geçtim. Cam kenarında, çiçeklerin gölgesinde oturdum. Güneş incecik vuruyordu camdan içeri. Garsona sade k

