~ BÖLÜM 2 ~

1115 Words
Bazen insan kendinden bile şüphe eder.. Acaba mı diye sorduğun soruları hep kendin cevaplamak zorunda kalırsın... Çogu kez ise kendini kandırırsın... Çünkü böylesi daha basittir... Ben hızlı gelişen olaya kendimi vermeye calışırken, üzerime dogru gelen adamlar hem saşırmış hem afallamış bi sekilde kapıdan giren gence dogru bakmaya basladılar... Heyy buradaki olay benim olayım ve eger bir kavga varsa, ki muhtemelen engellenmeseydi olacaktı... Bu kendini bişey zanneden sırık hangi hakla buna karışıyordu.. "Anlamada sorun mu çekiyorsunuz ?" diye tekrar sordugunda iki adamda garip bi sekilde iki adım gerilediler ve kapıdan çıkıp gittiler... Ben adamların arkasında kaşlarımı çatarak bakarken, kapıdaki bay ukala üç dört adımda dibime kadar gelmişti bile.. Üzerinde siyah bi takım elbise vardı ve ben pahalıyım diye resmen bagırıyordu... Uzun boyu ve kalemle çizilmiş gibi duran yüzü gercekten ilgi uyandırıyordu... Ben kafamı kaldırıp yüzüne baktığımda, direk gozlerimin içine baktığını farketmiştim... Bir süre yüzümü inceledi ve sonra sesini tekrar işitmiştim... "İyimisiniz ?" Pardonda sen gelinceye kadar gayet iyiydikk... "Kötü olmamızı gerektirecek bi durum mu var " diyerek lafı yapıştırdığımda aldığı cevaba şaşırmış gibi kaşlarını havaya kaldırmıştı... "Ben yardıma ihtiyacınız oldugunu düşünmüştüm..." Ne sanıyordu ki kendini süpermen falan mı... Ben cevap vermeye hazırlanırken mustafa amca benden önce davranmıştı... "Siz Güneşin kusuruna bakmayın beyefendi, cok tesekkür ederiz " dedi... Sanki özel yardım istedikte bide özür diliyoruz... Hem ne beyefendisi üzerindeki takım olmasa basbaya sokak serserisi işte bu sırık... "Teşekkür amaçlı bi kahvenizi içebilirim" dediğinde kendi alemimden koparak, gerçek hayata dönüş yapmıştım... "Zıkkımın kökü var içer misiniz" deyince suratı gerildi ve " Efendim bana mı dediniz" dedi.. Yok burda senden baska biri varda ona dedim.. Mustafaa amca yine ve yeniden bana ters ters bakarak "tabi hemen getiriyorum kahvenizi" diyerek iceriye gitti.. Offf hadi ama yaaa ben ne dedimki şimdi... Ben oflaya puflaya masaları silmeye başlayınca bay ukalada sanki cok önemli bir iş yapıyormus gibi kaşlarını çatarak beni izliyordu... Bir ara ayımı oynuyo demek istesemde, Mustafa amcayı zor durumda bırakmamak için susmak zorunda kalmıştım.. Mustafa amca kahveyi getirip küçük beyin önüne koydugunda, belli belirsiz gülümsedigini gördüm... Geçen süre boyunca işlerimizi bitirmiştik ve bir saat olmasına ragmen hala aynı yerinde oturuyordu.. Önlüğümü çıkarıp yerine astıktan küçük çantamı boynuma astım ve Mustafa amcaya seslendim... " Ben çıkıyorum Mustafa amca,yarın görüşürüz..." dedim ve kafaden çıktım.. Telefonumu çantamdan çıkarıp Ali'nin numarasını aradım... "Alo kötü cocukla mı görüşüyorum" dedigimde bana o uzun kahkahasıyla karşılık vermişti bana... "Ta kendisi çakırım neredesin" Ali bana hep çakır diye seslenirdi.. Ki bana göre gözlerim o kadarda çakır degildi yani... Benim ona kötu çocuk dememin nedeniyse, ben hariç herkesin çoğu kişinin ondan korkmasydı... Bence korkulacak bi özelligide yoktu zaten ama, bazı kavgalarında tanık oldugum kadarıyla sinirlendiginde kendisini kaybediyordu... Hatta bir keresinde ayırmaya çalıştığımda, burnumun üzerine saglam bir yumruk yemistim... Tabii ki yanlışlıkla olmuştu ama Ali bir hafta boyunca vicdan azabından kahrolmuştu... "İsten çıktım ve okula dogru gidiyorum eger işin yoksa biraz takılalım diyecektim" "Bir saat sonra ordayım uslu durmayaa çalış.."diyerek telefonu kapatti... Agır adımlarla ilerlerken, sahil tarafından gitmeye karar vermiştim...Zaten Ali'nin gelmesine vakit vardı... Sahil kıyısına geldigimde miss gibi deniz kokusunu içime cektim... Uçsuz bucaksız denize bakarken aklıma annem gelmişti... Tekrar telefonumu çıkardım ve annemi aradım... İki üç kez çaldıktan sonra telefon açıldı ve karşıdan o igrenç herifin sesi duyuldu.. "Ooo küçük hanım nasılsınız..."diyerek konusmaya çalıştı büyük ihtimal yine sarhoştu.. "Annemi ver " dedim onu yoksayarak... Nedense onun sesini duymak sesimin sinirli çıkmasını saglıyordu... Midemi bulandıran o igrenç kahkahasını duyunca gözlerimi kapattım ve sakin olmaya çalıştım.. "Annen su anda telefonla konusacak durumda degil" dedi.. Ne demek konuşacak durumda değil...Hayır hayır aklıma gelen şeyi yapmamıştır degil mi... Gözümün önüne o adamın anneme vurdugu sahneler gelirken, telefonu sıkmaktan elim sızlamaya baslamıştı... Derin bi nefes alıp sakin olmaya çalışmıştım....Ama bu adamla konuşurken bu çok imkansız hale geliyordu... "Anneme ne yaptın... " dedim bagırarak, sinirden gözlerim dolmaya baslamıştı bile... " Merak ediyorsan gelip görürsün..." dedi ve telefonu kapattı...Adi piç kurusu benimle oynuyordu.. Arkamı döndüm ve caddeye dogru yürümeye başladım.. Eger gidip bakmazsam içim rahat etmiycekti... Aliye gec kalacağıma dair bir mesaj atıp hemen bi taksi çevirmişdim... Dolmuşla gitmek zaman kaybettirecekti bana... Taksi evimizin önünde durdugunda, parayı verip hızlı bir şekilde indim ve koşar edımlarla evin kapısının önünde durdum... Derin bi nefes alıp anahtarı çevirdim... Kapıyı açtığımda sessizlik kol geziyordu.. Salona geldigimde kimse yoktu.. Merdivenleri yavaş yavaş çıkmaya başladiım... Annemlerin odasının önüne geldigimde annemin sesini duymuştum, aglıyordu... Kapıyı bir hışımla açtığımda annem yerde diz çökmüştü ve o şerefsiz odaki tekli koltuga oturmuş içmeye devam ediyordu... Odaya girip üzerine dogru yürürken, elimi yumruk haline getirmiştim bile... "Seni orospu çocugu anneme nasıl vurursun..." Tam yüzüne saglam bir yumruk atıcaktım ki annem yerden kalktı ve elime yapıştı... "Yalvarırım yapma kızım, benim hatamdı... İstemedigi bişey yaptım ve oda sinirlendi...Lütfen..." Annem ne dediginin farkında mıydı... Ne yapmış olabilirdi ki dayak yiyecek kadar.. Sinirden artık gözüm dönmüştü... Her zaman yaptığı gibi o adamımı savunacaktı... Annemin kolumdaki elini silkeledim ve sevgili üvey babamın karşısına dikildim... "Senin kadar adi, şerefsiz, asalak ve aciz birini daha görmedim ben... Mide'mi bulandırıyorsun... " dedigimde suratıma yedigim tokatla sersemlemiştim.. Ama asıl beni yıkan o tokatı o adamın degilde, annemin atmasıydı... Şakınlık, sinir, hayal kırıklığı ve daha sayamadığım pek çok şey... Kac anne kendini korumaya çalışan kızına vururdu ki.. Gözlerim dolmaya basladığında onunda agladığını farkettim... "Her ne olursa olsun o senin baban, artık kendine bi çeki düzen ver..O bizim iyiligimizi düşündü hep, bu kadar asi olmak zorunda mısın...? Birazda anlayışlı olmayı dene..." Kulaklarım mı yanlış duydu yoksa ben deliriyordumda haberim mi yoktu... Hayır hayır bu kadın benim annem olamaz... Sırf el adamı için beni yok sayamaz dimi... Yapmaz degil mi..? Bogazımdaki dügümü yutmaya çalıştım ama takıldı kaldı sanki..İki adım geri çekildigimde o pisligin sinsice güldügünü gördüm.. Derin bi nefes alıp kendimi toparlamaya çalıştım.. "Artık Güneş adında bir kızın yok. Kocanla mutluluklar sana ..." Arkamı dönüp agır adımlarla kapıdan çıktığımda gözlerimdeki agırlık aktı yanaklarımdan... Yanlız mıydım artık temelli... Hadi babam mecburi biraktı beni peki ya annem.. Onun mecburiyeti neydi ki ...?? O evden nasıl çıktım...Nasıl okula geldim bilemiyorum.. İçeri girer girmez soyunma odasında üstümü degiştirdim ve box eldivenlerimi giydim.. Beni ancak bu sakinleştirebilirdi.. Isınma turundan sonra ringe çıktım herzaman yaptığım gibi.. "Beni ringlerde bekledigine göre bayagı enerjiksin bugün demekki çakır ..." dedi Ali karşıdan bana dogru gelirken.. Cevap vermedigimi görünce kaşlarını çatmıştı.. "Neyin var senin..." diye tekrar sordugun ben coktan savunmamı almıştım.. "Hiç biseyim yok..." dedim ve bi yumruk salladım.. Ali savunmaya geçerken hala dikkatle beni inceliyordu.. "Hic kimsem yok...Babam yok..Annem yok, bu koskoca dünyada tek başımayım..." Ali hala bana karşılık vermezken, ben artık gözyaşlarıma hakim olamamistim... Diz çöküp aglamaya devam ederken, Alide önümde diz çöktü ve bana sımsıkı sarıldı... "Ben varım, senin benden başka kimseye ihtiyacın yok..." Sarılmasına karşılık verirken, gözlerimi açtım ve Alinin omzundan geriye baktığımda onu gördüm.. Çatık kaşları ve sıktıgı dişleriyle sanki saldıracak gibi duruyordu.. Durun bir saniye yaa, onun burada ne işi vardı ki..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD