bc

ŞİFAM SEVDANDA SAKLI

book_age18+
396
FOLLOW
4.8K
READ
dark
family
second chance
neighbor
drama
tragedy
rebirth/reborn
like
intro-logo
Blurb

Geçmişin Gölgesinde

— Yaaaaaa!

— Dayan kızım, dayan. Biraz daha ıkın.

O gün o küçük kulübede iki farklı kadın sancıyla mücadele ediyordu. İki anne, iki ayrı umut ve dünyaya gelmek için çırpınan üç küçük can vardı. Fakat kimsenin bilmediği tek bir gerçek vardı; o gece doğan hayatların kaderi sonsuza kadar değişecekti.

Heja, ikiz kızlarını dünyaya getirmek için son gücüyle ıkınırken, Simay da kendi bebeğini kucağına alabilmek için ölümüne mücadele ediyordu.

O kulübede bir hayatın sonu, başka hayatların başlangıcına karışacaktı.

— Simay, son kez ıkın hadi kızım!

— Aaaaa!

Bir bebeğin ağlama sesi kulübeyi doldurması gerekirken derin bir sessizlik çöktü. Dünyaya küçücük bir can gelmişti ama kader ona bir nefeslik bile bir ömür vermemişti.

Simay, hareketsiz kalan bebeğini titreyen elleriyle kucağına aldı. Onu yavaşça sardı, yanaklarından süzülen gözyaşları minik yüzüne düştü.

— Kızım… Benim güzel kızım…

Hıçkırıkları kulübenin duvarlarına çarparken, o sırada Heja son bir çığlıkla ikinci kızını da dünyaya getirdi.

İki küçük kız… Birbirlerine o kadar benziyorlardı ki sanki aynı kalbin iki yarısıydılar.

Simay, yeni doğan bebeklere baktı. Gözlerinden yaşlar akarken, yanında duran kayınvalidesine dönüp güçlükle konuştu:

— Keşke benim kızım yaşasaydı… Ya da şu kızlardan birinin hayatını değiştirebilseydim.

Fakat o söz, orada bulunan yaşlı kadının zihnindeki karanlık düşünceleri harekete geçirdi.

Çünkü o da biliyordu; Heja'nın ikiz kızlarının doğumu bazı insanlar için sevinç değil, bir felaketti.

Bebeklerin babaannesi, daha gelinin hamile olduğunu öğrendiği gün gördüğü bir rüyanın etkisinden kurtulamamıştı. Rüyasında iki kız torun görmüş, içlerinden yeşil gözlü olanın elindeki gücün sembolü saydığı tespihi kırdığını görmüştü.

Korkusuna yenik düşen kadın, çareyi bir falcıya gitmekte bulmuştu. Duydukları ise içindeki karanlığı daha da büyütmüştü. Kadın, o çocuğun bu topraklarda kalmasının kendi düzenini ve sahip olduğu itibarı sarsacağını düşünmeye başlamıştı.

O günden sonra aklına tek bir düşünce yerleşti: İkizlerden birinin varlığına engel olmak.

O gece, kulübenin içinde kimse farkında değildi.

Bir annenin gözyaşları, başka bir annenin korkuları ve bir kadının karanlık planı; iki küçük kızın kaderini sonsuza kadar değiştirecekti.

---

Bu bölüm hikâyenin girişine çok uygun. Özellikle Mirşah ve Derman’ın geçmişindeki büyük sırrın başlangıcı gibi güçlü bir sahne oluşturuyor.

chap-preview
Free preview
Geçmişin Gölgesinde
Geçmişin Gölgesinde — Yaaaaaa! — Dayan kızım, dayan. Biraz daha ıkın. O gün o küçük kulübede iki farklı kadın sancıyla mücadele ediyordu. İki anne, iki ayrı umut ve dünyaya gelmek için çırpınan üç küçük can vardı. Fakat kimsenin bilmediği tek bir gerçek vardı; o gece doğan hayatların kaderi sonsuza kadar değişecekti. Heja, ikiz kızlarını dünyaya getirmek için son gücüyle ıkınırken, Simay da kendi bebeğini kucağına alabilmek için ölümüne mücadele ediyordu. O kulübede bir hayatın sonu, başka hayatların başlangıcına karışacaktı. — Simay, son kez ıkın hadi kızım! — Aaaaa! Bir bebeğin ağlama sesi kulübeyi doldurması gerekirken derin bir sessizlik çöktü. Dünyaya küçücük bir can gelmişti ama kader ona bir nefeslik bile bir ömür vermemişti. Simay, hareketsiz kalan bebeğini titreyen elleriyle kucağına aldı. Onu yavaşça sardı, yanaklarından süzülen gözyaşları minik yüzüne düştü. — Kızım… Benim güzel kızım… Hıçkırıkları kulübenin duvarlarına çarparken, o sırada Heja son bir çığlıkla ikinci kızını da dünyaya getirdi. İki küçük kız… Birbirlerine o kadar benziyorlardı ki sanki aynı kalbin iki yarısıydılar. Simay, yeni doğan bebeklere baktı. Gözlerinden yaşlar akarken, yanında duran kayınvalidesine dönüp güçlükle konuştu: — Keşke benim kızım yaşasaydı… Ya da şu kızlardan birinin hayatını değiştirebilseydim. Fakat o söz, orada bulunan yaşlı kadının zihnindeki karanlık düşünceleri harekete geçirdi. Çünkü o da biliyordu; Heja'nın ikiz kızlarının doğumu bazı insanlar için sevinç değil, bir felaketti. Bebeklerin babaannesi, daha gelinin hamile olduğunu öğrendiği gün gördüğü bir rüyanın etkisinden kurtulamamıştı. Rüyasında iki kız torun görmüş, içlerinden yeşil gözlü olanın elindeki gücün sembolü saydığı tespihi kırdığını görmüştü. Korkusuna yenik düşen kadın, çareyi bir falcıya gitmekte bulmuştu. Duydukları ise içindeki karanlığı daha da büyütmüştü. Kadın, o çocuğun bu topraklarda kalmasının kendi düzenini ve sahip olduğu itibarı sarsacağını düşünmeye başlamıştı. O günden sonra aklına tek bir düşünce yerleşti: İkizlerden birinin varlığına engel olmak. O gece, kulübenin içinde kimse farkında değildi. Bir annenin gözyaşları, başka bir annenin korkuları ve bir kadının karanlık planı; iki küçük kızın kaderini sonsuza kadar değiştirecekti

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

ÇAKIRBEY

read
46.2K
bc

AĞA'NIN GÜNÂHSIZ GELİNİ (+21)

read
202.9K
bc

SESSİZ YANGIN

read
1.9K
bc

Pars

read
472.3K
bc

AKIL ve TUTKU

read
12.5K
bc

Ay Işığının Gölgelerinde

read
1.7K
bc

SENİNLE BİR ÖMÜR

read
5.2K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook