Yanlız kalınca insan önce kendini yoklar, dinler, gönül sonradan devreye gidermiş... Nikah kıyılır kıymaz odayı boşalttı diğerleri. Bir başlarına kalınca bir süre birbirlerine bakamadılar. Utanmak da edepten değil miydi? Kim çok görürdü utanmayı onlara? Vaktin dar olduğunu biliyorlardı. Nikahları da kıyılmış olsa her şeyin bir yolu yordamı vardı. Kısacık görüşüp çıkmaları gerektiğinin bilincindeydiler. Meraklı kalabalığın gözü de kulağı da onlarda olduğunun farkındaydı her ikisi de. Bedenen utansa da yüreği daha cesurdu Hüseyin'in. Gönlünden o dakika neler neler geçirdi. Madem nikahlı karısı olmuştu ona Emine, o vakit her şey hakkı değil miydi? Ne diye yeni yetişen oğlanlar gibi utanıyordu ki? İnsan karısından utanır mıydı? Eniştesi ve ablası hatırına düştü. Aralarında ki muhabbet öyle m

