48. Bölüm

2093 Words

İşittiği sözler bir hançer olup yaraladı. İnsan en çok ummadığı şeylere kırılıp incinirmiş! Oğlan ona sakatsın, yarımsın mı demek istemişti? Kaşları olabildiğince çatıldı. Eli öylece oğlanın başında kalakaldı. 'Sen bu halında benim ne işime yaran ki ağam?' Kulaklarında tekrarlandı bir zaman bu cümle. Ne sakattı, ne yarımdı! 'Hele bacaksızın ettiği laflara da bak hele, densiz velet,' diye içinden geçirdi. Soranda kabahatti, ne hali varsa görsündü! Hışımla kalkmaya yetendi, canı acıdı. Çocuk da ettiği lafa pişman olmuştu ama sözleri yayından fırlayan ok gibi fırlamıştı bir kere, dönüşü yoktu. Halil kapıya kadar yürüdü. Oğlan konuşmamak için dişlerini sıkıyordu son anda pişmanlıkla ardından seslendi, "Ağam, öyle demek istemedim... Sana zahmet vermek istemediğimden öyle dediydim. Şey işte...

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD