Eve vardığımda nefes nefeseydim. Kapıyı hızlıca açıp içeri girdim. Kalbim hala deli gibi çarpıyordu. Saadet anne oturma odasında, elindeki dantelle uğraşıyordu. Beni görünce başını kaldırıp dikkatle baktı. “Hayırdır, kızım?” dedi, kaşlarını çatarak. “Nefes nefese kalmışsın. Yolda mı bir şey oldu?” Ne diyeceğimi bilemeden bir an durdum. Cemil’in söylediklerini anlatmaya çekiniyordum, ama onun varlığını da yok sayamazdım. İçimdeki korku büyüyordu. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Derin bir nefes alıp kendimi toparladım. “Bir şey yok, anne,” dedim, yalandan bir gülümsemeyle. “Hava sıcak diye biraz hızlı yürüdüm, ondan böyle oldum.” Saadet anne, söylediklerime pek inanmamış gibi gözlerini kısıp beni süzdü. Ama sorgulamadı. Elindeki işi bırakıp mutfağa doğru yöneldi. “Hadi, soğuk bir ayran iç

