BÖLÜM.52

1627 Words

Akşamüstü güneş, tarlanın üzerinden yavaş yavaş çekilirken, Hasan’ın eve yaklaştığını gördüm. Elinde küçük bir kürek, omzunda ise eski ama sağlam çuvalı vardı. Yorgun ama huzurlu görünüyordu. Bahçe kapısını açarken fark etti beni, uzaktan gülümseyerek elini salladı. “Beni kapılarda karşılıyorsun demek! Bu kadar mı özledin kocanı?” dedi, sesinde hafif bir alayla. “Beğenmedin mi? Belki özlemişimdir,” dedim, gülümseyerek. Hemen yanına gidip elindeki çuvalı almak istedim, ama Hasan başını iki yana salladı. “Olmaz, hanımım. Sen taşımıyorsun,” dedi, ciddi bir tavırla. “Senin o ellerin nasırlanmasın diye bu eller nasır tuttu.” “Hasan, laf yapacağına ver şu çuvalı,” dedim, şaka yollu gözlerimi devirdim. “Taşırım ben, hem baksana nasıl da yorulmuşsun.” Hasan, çuvalı yere bırakarak yanıma yakla

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD